NOTICE Notice: This is an old thread. The last post was 2199 days ago. If your post is not directly related to this discussion please consider making a new thread.
+ Yeni Konu aç
Toplam 1 adet sonuçtan sayfa başı 4 ile 4 arası sonuç gösteriliyor.

Konu: Demo hazırlarken dikkat edilmesi gereken şeyler. Neler yapılmalı, neler yapılmamalı?

Bu konu 3370 kez görüntülendi 3 yorum aldı ...

Demo hazırlarken dikkat edilmesi gereken şeyler. Neler yapılmalı, neler yapılmamalı? 3370 Reviews

    Konuyu değerlendir: Demo hazırlarken dikkat edilmesi gereken şeyler. Neler yapılmalı, neler yapılmamalı?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3370 kez incelendi.

  1. #1

    Ogretici Demo hazırlarken dikkat edilmesi gereken şeyler. Neler yapılmalı, neler yapılmamalı?

    Her müzisyenin, her grubun bir demosu olmalıdır. Müzik kariyerinizin ilerlemesinde kullanacağınız en önemli unsurdur demo.

    Bunu herkes bilir, ama nedense etkin bir demo hazırlamak için yeterince özen gosterilmez çoğunlukla. Yanlış anlaşılmasın; etkin derken üzerinde para harcanmış, zaman harcanmış gibi şeyleri kastetmiyorum. Kimi grupların varını yoğunu harcayıp yaptırdığı demolar vardır ki etkin olmazlar. Nedir etkin demo yapmanın sırrı? Gelin buna biraz kafa yoralım.

    Demo bir iletişim biçimidir. Bir plak şirketi yetkilisine, bir prodüktöre veya organizatöre “bak biz böyle müzik yapıyoruz” deme yönteminizdir. Etkin iletişimin en önemli kurallarından biri kendini karşındakinin yerine koymaktır. Şimdi biz de bunu yapalım.

    Birine demo göndermeye karar verdiğinize göre ve aklın yolu bir olduğuna göre, sizinle aynı anda birçok diğer müzisyen ve grup da bu insana demo gönderiyor demektir. İstatistiksel olarak bu kişi eline gecen demoların çok küçük bir bölümünü saklayıp, sahipleriyle temasa gecer, büyük kısmını ise çöpe atar. Dolayısıyla demonuzu dinlemeye hazırlanırken “büyük ihtimalle berbat bir şey geliyor” ve “keşke güzel bir sey olsa” duygularının karışımını yaşar.

    Bu insanlar genellikle çok da meşgul insanlardır. Dolayısıyla demonuzu dinlemek icin 1-2 dakikadan fazla zaman ayırmalarını beklemeyin. İnsan birkaç saniye içerisinde güçlü izlenimler edinip bunlara tutunma eğilimi olan, büyük ölçüde önyargılı bir varlıktır.

    Dolayısıyla: amacımız, demoyu gönderdiğimiz kişinin ilk izleniminin olumlu olmasını sağlamak. Bunu başarırsak demo’ yu dinler, bir süre sonra bir kez daha dinler ve bizimle temasa gecer.

    Berklee College of Music’den yeni mezun olmuş bir çaylak konumundayken, ne yapacağımı bilmemenin verdiği karmaşa içinde, bana bir yol gösteren olsa ne iyi olur diye düşünerek Ahmet Ertegün’e bir mektup gönderdim. Atlantic Records benim yaptığım müzik tarzına yakın olmadığı için doğrudan bana yardımcı olması gibi bir beklentim yoktu; bunu mektubumda açıkça belirttim ve yalnızca saygı duyduğum, deneyimli birinin görüşlerine başvurmak istediğimi yazdım.

    Birkaç gün sonra Berklee’de gezinirken cep telefonum çaldı; bir kadın “Ahmet Ertegün’ün ofisinden arıyorum, sizinle görüşmek istiyor” dedi. “ebele gübele” diyerek kendimi boş sınıflardan birine kilitledim. Heyecanlanmıştım, sonuçta insan Rock’tan R&B’ye kadar popüler müziğin her türünün gelişimine büyük katkısı olmuş biriyle hergün telefonda konuşmuyor.

    “Yaptıkların çok güzel seyler, tebrik ederim” dedi Ahmet Ertegün ve devam etti: “ama şu anda müzik piyasası müthiş bir değişim içinde ve senin yapmaya çalıştığın şeyi yapmak da giderek zorlaşıyor. Bunu peşinen söyleyeyim. Ama konuşmak istersen ben buradayım, New York’a yolun düştüğünde gel görüşelim.”

    Tam bir hafta sonra Ertegün’ün Manhattan’daki ofisindeydim. Açık sözlü, dobra dobra, kibirden uzak bir tavrı vardi. Dünyanin neresinde olursa olsun karşılaşan her iki Türk’ün yapacağı gibi önce memleketi kurtardık. Sonra bir süre müzik endüstrisinin gidişatından konuştuk. Sonra bana o sıralar ilgilendiği bir rap’cinin kendisine gönderdiği demo CD’yi dinletti.

    15 yıldır müzikle haşır neşir olan ben o an “uyandım”. Dinlediğimiz müzik inanılmayacak derecede sadeydi. Rap zaten prodüksiyon açısından sade bir müziktir ama bunda onun ötesinde hissedilir bir sadelik vardı; kupkuru, net bir insan sesi, arkada yalın bir “beat” ve sağa sola serpiştirilmiş birkaç ufak destekleyici motif.

    Gereken de buydu; rap’ci gerçekten çok başarılı bir laf cambazıydı ve demonun yalnızca bunu göstermesi gerekiyordu; onun dışında birşey dikkati üzerine çekerse ana konudan dikkati uzaklaştırmış olacaktı.

    Ertegün’ün parçayı ne kadar heyecanla dinlediğini gözlerken aklıma o sıralar demo yapmaya uğraşan bir arkadaşım geldi; son derece yetenekli bir şarkıcı ve söz yazari olan ve parçalarını çok güzel söyleyen bir kızdı bu. Grup üyelerinin “gitar solom iyi olmadı bir daha çalayım” veya “davul tonlamasını beğenmiyorum, bir daha yapsınlar” gibi kaprisleri yüzünden demo yapma süreci uzadıkça uzamış ve sonuçta kızın bütçesini tükettiği halde kimsenin memnun olmadığı birşey ortaya çıkmıştı. Ne yazık.

    Şimdi bu hikayeden yola çıkarak adım adım etkin bir demo nasıl yapılır onu belirleyelim.
    ,
    1. Kendinizi tanıyın
    Müziğinizin güçlü yanları nedir? Sizi diğerlerinden farklı yapan sey? Sözlerin çarpıcılığı? Bestelerin akılda kalıcılığı? Grubun sahne performansı? Virtüözlük?


    2. Parçalarınızı seçin
    Birinci maddede belirlediğiniz güçlü yanlarınızı en iyi şekilde yansıttığına inandığınız üç parça seçin. Kaynaklarınızı az sayıda parça üzerinde yoğunlaştırmakla olayı kontrol altına alıyorsunuz.


    3. Düzenleme yapın
    Seçtiğiniz parçaları sıfırdan bir daha düzenleyin. Düzenleme sırasında birinci maddede belirlediğiniz güçlü yanınız aklınızdan çıkmasın.

    Çarpıcı olan şey sözlerinizse, düzenlemelere gereksiz gitar soloları koymayın. Yok gitar virtüözlüğünüzü vurgulamak istiyorsanıiz, sözleri kısa ve öz tutun. Eğer bir grupsanız, herkes birinci madde konusunda anlaşmaya varsın ve egosu büyük gelenler gidip kendi gruplarını kursun.

    Unutmayın: karşınızdakinin ilk izlenimlerini oluşturmak icin yalnızca birkaç saniyeniz var. Bu saniyeleri gereksiz intro’larla ziyan etmeyin. Yaptığınız düzenlemenin her saniyesinin bir görevi olsun.


    4. “Dört yeter” kuralı Düzenlemelerinizde -standart bir pop veya rock düzeni icin konuşuyorum- bir solo enstruman (veya vokal), bir eşlik eden enstruman, bir bass ve bir de vurmalı çalgı (örneğin davul) yeterli olmalı. Yani toplam dört unsur. Bunun üzerine birşeyler eklemeye çalışıyorsanız işi karıştırmaya çalışıyorsunuz. Amaç dinleyicinin dikkatini dağıtmak değil, sizin kontrol ettiğiniz bir noktaya odaklamak. Yalın düzenlemelerde bu odağı nereye yerleştireceğinizi kontrol etmek çok daha kolaydır.


    5. Veee, kayıt! İster bir stüdyoya gidin, ister kendi olanaklarınızla kaydedin. Para sizin, tercih sizin. Ama kayıt sırasında hedefiniz “temiz” bir kayıt olmalı. Kayıtta gürültü olmasın, sinyal seviyesi iyi ayarlansın, sesler aslına uygun şekilde kaydedilsin.

    Herseyi efektsiz kaydetmeye çalışın. Gitaristlerin vazgeçemedikleri distortion ve chorus benzeri efektler olabilir, onlar olmadan çalamıyorlarsa ve bunlar parçanın vazgeçilmez unsuruysa bırakın oyle kalsin. Ama kayıtta reverb hiçbir şekilde kullanmayın.


    6. Miksaj
    Miksaj için genel bir şablon verilemez, ama mümkün olduğunca herşeyi efektsiz bırakmaya çalışın, yalnızca vokal ve solo enstrumana, bir de davul kullanıldıysa trampete sır kadar reverb verin. Destekleyici enstrümanları sağa ve sola pan edin.


    7. Vitrin
    Seçtiğiniz üç parçadan en çarpıcı olanını başa koyup bir CD yapin. CD’nin üzerine güzel bir CD label( etiket) hazırlayıp koyun. Burada telefonunuz e-mail adresiniz de yeralsın, olur ya gönderdiğiniz kişi mektubunuzu ve CD’nin kutusunu kaybeder.



    Grubunuzla veya kendinizle ilgili bir özgeçmiş hazırlayın, mümkün olduğunca kısa az ve öz olsun, isterseniz resim de koyabilirsiniz.

    Eğer sahne performansınız iyiyse, bir konserinizin video kaydını alıp göndermeyi de düşünün. Bu tür şeyler karşınızdakinin karar vermesinde önemli rol oynayabilir.


    8. Hedef
    CD’yi göndereceğiniz kişiyi doğru seçin. Yaptığınız tarz müzikle ilgilenen biri olsun. Mümkünse demo yu elden vermeye çalışın. Postayla gönderecekseniz kısa bir mektup koyup niyetinizi aktarın. “Müziğimle kendimi ifade ediyorum” veya “içimden geldiği gibi müzik yapıyorum” gibi ben merkeziyetçi ifadelerden kaçının.

    Yaptığınız işi ciddiye aldığınızı, bunu geçici bir heves olarak görmediğinizi gösterecek bir izlenim vermeye çalışın. Sonuçta karşınızdakinden size yatırım yapmasını istiyorsunuz. Yatırım yapılacak kadar güvenilir olduğunuzu göstermek sizin sorumluluğunuz.


    9. Üç ay geçtikten sonra 1. maddeden tekrar başlayın


    DORUK SOMUNKIRAN(besteci,compozitor)


    Değerli arkadaşlar;
    Bu yazılardan alınması gereken pekçok ders var.Özellikle ciddi bir şekilde demo hazırlayacak arkadaşlar mutlaka okumalıdır diye düşünüyorum.Amatör olarak hazırlayan arkadaşlar için de önemli ipuçları var...
    saygılarımla


    Peki eser nedir bir de ona göz atalım...




    TormentaDeNieve Şu üyeler, Cho®dSolo adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:

  2. #2

    ESER NEDİR

    5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuzun 1/B maddesine göre eser ; “Sahibinin hususiyetini taşıyan ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir”.

    Kanunumuza göre bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip koruma altına alınabilmesi için ;

    a. Sahibinin hususiyetini taşıması,
    b. Şekillenmiş olması,
    c. Kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi,
    d. Fikri bir çabanın sonucu olması,
    gerekmektedir.

    Hukukumuzda eser sahipliği, eserin yaratılması ile kazanılmış bulunmaktadır. Yani, hakkın kazanılması için, ( sınai haklarda olduğu gibi ) herhangi bir makama tescil zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla beraber, 5846 sayılı Kanunun 13 cü maddesinde bir kayıt ve tescil sistemi yer almaktadır. Maddeye göre; filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcılarış, hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, sahip oldukları hakların ihlal edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi maksadıyla, sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırırlar. Aynı maksatla, eser sahiplerinin talebi üzerine, bu Kanun kapsamında korunan tüm eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir, mali haklara ilişkin yararlanma yetkileri de kayıt altına alınabilir.

    Bugünkü uygulamada, müzik ve sinema eserleriyle bilgisayar oyunları için ticari dolaşıma sunulmadan önce kayıt ve tescili yapılmaktadır. Ancak yeni değişiklikten sonra, ilgili Yönetmeliğin de bir an önce yürürlüğe girmesinden sonra diğer eserlerin de tescil edilmesi beklenmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tescil, başvuru sahibinin beyanına müstenit yapıldığından, Bakanlığın tescil işlemlerinden doğan bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak, kayıt ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek işlemlerde, mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi icap ettiği veya kendisine ait olmayan mali ve manevi haklara ilişkin yanlış beyanda bulunanlar, 5846 sayılı Yasadaki hukuki ve cezai müeyyidelere tabidirler.

    ESER ÇEŞİTLERİ NELERDİR ?

    Kanunumuzda belirlenmiş olan eser kategorileri şunlardır:
    § İlim ve Edebiyat Eserleri
    § Güzel Sanat Eserleri
    § Musiki Eserleri
    § Sinema Eserleri
    § Veri Tabanları

    İLİM VE EDEBİYAT ESERLERİ

    Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre aşağıdaki özelliklere sahip eserler ilim ve edebiyat eseri olarak kabul edilmiştir.

    · Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler,
    · Her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları; (Ara yüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir öğesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar.)
    · Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri;
    · Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topografya'ya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri,



    TormentaDeNieve Şu üyeler, Cho®dSolo adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:

  3. #3
    GÜZEL SANAT ESERLERİ

    Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre aşağıdaki özelliklere sahip eserler güzel sanat eseri olarak kabul edilmiştir.

    · Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuzda, estetik değere sahip olan;
    · Yağlı ve sulu boya tablolar,
    · Her türlü resimler, desenler, pasteller,
    · Gravürler, güzel yazılar ve tezhipler,
    · Kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler kaligrafi, serigrafi.
    · Heykeller, kabartmalar ve oymalar.
    · Mimarlık eserleri.
    · El işleri ve küçük sanat eserleri,
    · Minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri,
    · Tekstil, moda tasarımları.
    · Fotografik eserler ve slaytlar,
    · Grafik eserler,
    · Karikatür eserleri,
    · Her türlü tiplemeler,

    MUSİKİ ESERLERİ

    Fikir ve Sanat Eserleri Kanunda, her nevi sözlü ve sözsüz besteler, musiki eseri olarak kabul edilmiştir.

    SİNEMA ESERLERİ

    Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisi, sinema eseri olarak kabul edilmiştir.

    İŞLENMELER ve DERLEMELER

    Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre aşağıdaki özelliklere sahip eserler işlenme ve derleme eser olarak kabul edilmiştir.
    · Tercümeler,
    · Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi,
    · Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin film haline sokulması veya filme alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle sokulması,
    · Musiki aranjman ve tertipleri,
    · Güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması,
    · Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline konulması,
    · Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde seçme ve toplama eserler tertibi,
    · Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hala getirilmesi (ilmi bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan müstesnadır.),
    · Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması,
    · Bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya her hangi bir değişim yapılması,
    · Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanlarıdır. (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için genişletilemez)
    · İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler



    İnsan sesi kayıt edebileceğiniz en korkutucu ve aynı zaman da en şahane enstrümandır.

    Her enstrümanın kendine ait farklı özellikleri vardır ancak bir şarkıcının sesi bunların hepsinden daha ayrıcalıklıdır. Bir vokal kanalı kaydederken yaptığınız kayıt ,diğer ses kaynaklarından aldığınız kayıtlardan daha fazla sorun çıkartabilir.

    O halde gelin vokal kaydının aşamalarını birlikte gözden geçirelim.

    Her şey beyinde başlar. Şarkıcı gerçekten şarkı söylediğini hissetmelidir.Rahat stresten uzak ve kendinden emin olmalıdır. Şarkıcıları gerektiğinde rahatlatmak yatıştırmak ve işler ters gittiği anlarda kırılgan egolarını desteklemek de kaydı alana düşmektedir.

    Bir gitarın aksine( ki gitar her zaman akortludur), bir şarkıcının sesi ise hiç beklenmedik sürprizler yapabilir.

    Birde insan sesinin kendi doğası vardır. Pes notalar nispeten daha düşük ses şiddetinde de çıkarken tiz notalar ise çok daha yüksek volume de duyulurlar.”P” gibi (ve diğer) patlamalı sesler kaydı rahatsız edici bir şekle sokabilirler. “S” ve “Ş” ler se yuksek frekanslarda aynı etkiyi hissettirirler. Bir kayıt seansı sırasında en büyük engel şarkıcının ses tınısındaki değişimlerin problemsiz kaydedilebilmesidir. Bu bir şeyleri sabitlemeyi daha da zorlaştırır. Şarkıcının ses tınısındaki abartı değişimler bir yada iki kelimeyi yamalayarak düzeltmek yerine tüm bir bölümü hatta şarkının tamamını yeniden kaydetmenizi gerektirebilir.

    Şarkıcının sesine uygun doğru mikfonu seçmek de bir diğer hassas noktadır.
    Bir çok şarkıcıda 8” mesafede bir Neumann U87 mikrofon çok iyi sonuç verirken, bir keresinde ben bu mikrofonla yaptığım kayıt esnasında tahammül edilemez tınlayan bir bayan şarkıcı ile karşılaştım. U87 anlıyamadığımız bir sebep ten şarkıcının sesinde ki sssssss ları abartılı duyuruyordu. Bu şarkıcının sesi çok daha ucuz fender p-2 ile daha iyi duyuldu. Cardioid mikrofonların proximity ( yakınlık)efekt diye bilinen bir özellikleri vardır. Şarkıcı mikrofona ne kadar yaklaşırsa sesinin bas frekansları o oranda vurgulanır dikkat çekici olur. Bu durum şarkıcının gururunu okşıyacak bir sonuç doğurabilir ama patlamalı sesler de büyük problemler ortaya çıkacaktır. Şarkıcı mikrofona yaklaşarak söylemek istediğinde pop fitler i mikrofonda kullanmak bir zorunluluk haline gelecektir. Patlamalı sesler de bir problem yoksa dahi mikrofonu nefes ve tükürükten korumak için pop fitler kullanılmalıdır. Mikrofondaki kapsül üzerinde birikecek nem bir U87 nin tüm karekterinin bozulmasına sebep olabilir.

    Pop filtreleri standart birer stüdyo ekipmanıdır. Stedman gibi , Royer(ribbon mikrofon üreticisi) firması da gerçekten kullanışlı modeller satmaktadırlar. Bu içinde delikleri olan metal bir diskten oluşmaktadır , mikrofona doğru şiddetle gelen hava akımını engelleyerek direk olarak mikrofona ulaşmasını engeller. Bir tel askı ve kadın çorabı ile kendinizde ev stüdyonuz da kullanmak üzere bir tane pop fitler imal edebilirsiniz. Eski bir çözüm yolu da mikrofonun diyaframını ortalıyacak şekilde bir kalemi tam ortaya sabitlemektir, ama bu mikrofonunuzu nem ve tükürükten korumaz.

    Her cümlesinin sonu yüksek soluk sesi ile biten kaç enstrüman biliyorsunuz?
    Tüm şarkıcılar üşenmeden bunu yaparlar.
    Kayda gönderdiğimiz ses sinyaline kompresör uygulamamız işimizi belli oranda rahatlatır. Tabii kayda gönderilen sinyale kompresör uygulamak çok dikkatli yapılması gereken bir işlemdir eğer geri dönüşünüz mümkün olmıyacaksa. Kullanılacak çok düşük seviyedeki sıkıştırma( kompresyon) vokal kanalının müziğin en üstüne yerleşmesini sağlar. Ama fazlası ise her nefesin rahatsız edici duyulmasına neden olabilir. Kompresör değerlerini ileriki yazılarda karşılaştırmalı olarak vereceğiz.

    Sizde deneyimlerinizi not edin.

    Vokal kayıtlarındaki bir sorunda sssssss problemdir. Bunun için de-esser kullanmanın faydası vardır. Ama oranı aşılırsa şarkıcının dişleri yokmuş gibi “f”duyulur
    En iyisi vokal kanalını ayrı dikkatle dinleyip de –esser gereketirecek noktalara( ssssss ları yok etmek için ) efekti ekleyip çekmektir. Tüm kanala uygulanması pek mantıklı değildir.

    Eğer farkında olmadan pup patlamalı bir kayıt aldıysanız patlamaların duyulduğu noktalarda 60 hz i EQ dan bi kac db indirebilirsiniz. Tabii ki daha kolayı performans esnasında kaydı doğru almak ve şarkıcının hatalarına müdahale etmektir.

    Bir kayıt mühendisi olarak yapabileceğiniz en önemli şey şarkıcıyı tatlı sözlerle kandırarak ondan en iyi performansı almaktır Şarkıcıyı mutlu edecek bir monitör kulaklık ayarı yapın. Bazı şarkıcılar seslerinin kulaklıktan yüksek gelmesinden hoşlanırlar, bazıları daha çok ***board davul , bas ve renk sazlarını duymak isterler.

    Kulaklığı siz takın ve onlara neyi nasıl duymak istediklerini mutlaka sorun. Bazen mod a girmelerini sağlayacak biraz reverb ya da delay isteyeceklerdir. İster inanın ister inanmayın, ışıkları söndürmek ya da azaltmak gibi basit bir şey bile şarkıcının kayıt performansını olumlu etkileyecektir. gerektiğinde kaydı alana düşmektedir. Tüm kayıtlarda kanalların mükemmel kaydedilmesi için uğraşırken bu performanstaki duyguların yok olmasına sebep olabilir. Çok dikkat edilmesi gereken bir durum.

    Her kelimeyi yamalayarak kaydetmek mükemmel bir kanal sağlayabilir , yada MÜKEMMEL DERECE DE SIKICI bir kanal. Seçim sizin.

    Son olarak politik olun şöyle söyleyin: “bu iyiydi ,bunu salkıyalım dursun bu.
    Ama yeni bi kanalda yeni bir deneme yapalım”

    Şüphesiz böyle söylemek, “berbattı, tekrar söylemelisin” demekten daha iyi olacaktır.

    Vokal kanalını solo olarak dinleyip kontrol etmek isteyebilirsiniz, bunu şarkıcı kayıt odasında değilken yapın bundan nefret ederler

    Studyo ARTLINE (Alıntıdır)

    TormentaDeNieve Şu üyeler, Cho®dSolo adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:

  4. #4

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:34.
Powered by vBulletin® Versiyon 4.2.5
Copyright © 2018 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
Webmaster Düzenleme Can KIRCA
© 2010-2017 MüzikTeknolojileri.net ®
vBulletin like sistemi:eTiKeT™