+ Yeni Konu aç
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 1 adet sonuçtan sayfa başı 10 ile 11 arası sonuç gösteriliyor.

Konu: Dijital Ses Sinyali Kavramları (Sample Rate, Buffer Size vb.) ve Gecikme Problemi

Bu konu 878 kez görüntülendi 10 yorum aldı ...

Dijital Ses Sinyali Kavramları (Sample Rate, Buffer Size vb.) ve Gecikme Problemi 878 Reviews

    Konuyu değerlendir: Dijital Ses Sinyali Kavramları (Sample Rate, Buffer Size vb.) ve Gecikme Problemi

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 878 kez incelendi.

  1. #1

    Dijital Ses Sinyali Kavramları (Sample Rate, Buffer Size vb.) ve Gecikme Problemi

    Merhaba Arkadaşlar,

    Bir çok kişinin yaşadığı gecikme problemi, sample rate & buffer size ayarları konusunda kafa karışıklığı vb. konularda bilgi vermek adına bir yazı dizisi oluşturmaya karar verdim. Giriş yazısı linki aşağıda. Konuyla ilgili oldukça ayrıntılı bilgiler vermeye çalışacağım.

    1- Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    2- Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    3- Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    4- Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Yazdıkça da linkleri eklerim.. Takipte kalın.

    Saygılar,
    Tezcan

    Cho®dSolo, EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, nacib, wade21 Şu üyeler, tezcankoray adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Konu tezcankoray tarafından (03 Mayıs 2018 Saat 19:12 ) değiştirilmiştir.
    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  2. #2
    Yazı içeriğini de paylaşıyorum. Forumda bulunsun...

    NEDİR BU GECİKME (LATENCY ya da DELAY)?

    Evde müzik kaydı yapabilmek için ev stüdyosu kurmaya karar verdiniz ve bu doğrultuda büyük bir hevesle gerekli ekipmanları (ses kartı, mikrofon, bilgisayar, yazılım programı yani DAW vs.) edindiniz. Teknik olarak kayıt yapabilmek için herşeye sahipsiniz!

    Midi klavyenizi (ya da gitar, mikrofon) ses kartınıza bağladınız. DAW (Digital Audio Workstation) programınızda yeni bir proje başlattınız ve kayıt alabilmek için bir kanal (track) oluşturdunuz. Kulaklıklar da hazır. Süper!...
    Heyecanla "record" tuşuna tıkladınız. 3, 2, 1, kayıt.... Ancak o da ne? Midi klavyede tuşa bastıktan saniyeler sonra ses geliyor, ya da gitarın sesi kulağınıza geriden geriden geliyor. Tam bir kabus!

    Evet, bir şekilde birçoğumuz buna benzer bir sıkıntı yaşadık. Bazılarımız da hala yaşamaya devam ediyor. Sık karşılaşılan bir problem olduğu için bu konuda dilim döndüğünce bilgi vermeye karar verdim. Ancak, sadece "gecikme olursa şu ayarları kontrol edin" ya da "şunu yapın düzelecektir" demek yerine biraz daha derine inmek istedim.

    Gecikme (latency ya da delay) nedir ve neden kaynaklanır? Arka planda ses kartı ve bilgisayarda neler oluyor? Sürekli olarak herkesin bahsettiği sample rate (örnekleme hızı), buffer size (tampon bellek boyutu) , bit-depth (bit derinliği) gibi kavramlar nelerdir? Bunların gecikmeye ve ses kalitesine etkileri nelerdir?

    Bu soruların hepsine, görsellerden de faydalanarak fazla kafa karıştırmamaya çalışarak bir yazı dizisi ile cevap vermek istedim...


    Saygılar,
    Tezcan

    Cho®dSolo, EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, nacib Şu üyeler, tezcankoray adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  3. #3
    Makalenin ikinci kısmı da hazır, linki ilk mesajıma da ekledim toplu halde durması için.
    Link:
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

    Yazı içeriği de aşağıda, referans olması açısından kopyalıyorum.

    Müzik Kayıt Teknolojileri için Dijital Ses Sinyali Kavramlarına Giriş - 2
    GECİKMENİN TANIMI ve NEDENİ
    Dijital müzik dünyasında gecikme dediğimiz şey, aslında sesin kaynakta üretilme zamanı ile kulağımıza ulaşıp beynimizin bu sesi algılaması arasında geçen süredir.

    İlk yazımızda, kayıt yaparken karşılaştığımız gecikme sorunundan bahsetmiştik ve gitar kaydetme senaryosunu örnek vermiştik. Buradaki toplam gecikme süresi, gitar tarafından üretilen sesin, hoparlör ya da monitörden kulağımıza gelene kadar geçen zamandır. Peki bu gecikme neden kaynaklanıyor? Bu esnada ses kartımızda ve bilgisayarımızda neler oluyor? Biraz daha yakından bakalım...


    Şekil-1: Sinyal Akış Diyagramı
    Şekil-1'de kayıt esnasında ses sinyalinin gitardan kulağımıza ulaşana kadar izlediği yolu görüyoruz. Sürekli çizgiler analog sinyali, kesikli çizgiler de dijital sinyali göstermektedir. Analog sinyaller sürekli zamanlı sinyallerdir. Zamana bağlı olarak herhangi bir kesilmeye ya da kırılmaya uğramazlar.Ancak bu sinyalin 0 ve 1'lerle çalışan bilgisayar tarafından işlenebilmesi mümkün değildir. Bunu sağlamak için analog sinyalin, dijital (yani sayısal) sinyale dönüştürülmesi gerekmektedir. Dijital sinyal ise, ayrık zamanlı sinyaldir.Analog sinyalden farklı olarak aslında bir değerler dizisi olarak tanımlanabilir. Değerler dizisi şeklinde olduğu için bilgisayar tarafından işlenebilir.

    1- Gitardan çıkan analog sinyal, ses kartında bulunan A/D (Analog'tan Dijital'e) Converter (Dönüştürücü) tarafından dijital sinyale dönüştükten sonra ses kartı-bilgisayar arasındaki bağlantı kablosu (USB, firewire vb.) aracılığı ile bilgisayara aktarılır.
    2- Dijital ses sinyali, ses kartına ait ASIO (Audio Stream Input/Output) sürücüsüne (driver) ait giriş tampon belleğine (buffer) aktarıldıktan sonra DAW'a ulaşır.
    3- DAW üzerinde kayıt esnasında kullanmak istediğimiz işlemlerden geçerek (herhangi bir ampli simulasyonu VST (Virtual Studio Technology) ya da efekt olabilir) ASIO çıkış tampon belleğine aktarılır ve ses kartına ulaşır.
    4- Ses kartında bu sefer tersine bir işlem olarak D/A (Dijital'den Analog'a) dönüşüm işlemine uğradıktan sonra hoparlör ya da monitörden kulağımıza ulaşır.

    Sistemdeki toplam gecikme süresini oluşturan katmanlar kabaca bunlardır. Yukarıda saydığım katmanlara bir sonraki yazımızda ayrıca derinlemesine ineceğiz. Kayıt yaparken bu toplam gecikme süresi:
    -10 ms (milisaniye)'ye kadar ise kabul edilebilir bir değerdir. İnsan beyni bu gecikmeyi ayırt edemez.
    -10 ile 20 ms arasında ise çok az rahatsız eden bir gecikme duyarsınız. (Slapback delay efektine benzer)
    -20 milisaniye üzerindeki değerlerde kayıt yapmak imkansız hale gelir.

    Sistemdeki toplam gecikme süresine en az etki eden işlem A/D- D/A dönüşüm katıdır. Bu işlem artık günümüzdeki ses kartlarının en basitinde bile en fazla 5 milisaniye (A/D dönüşüm + D/A dönüşüm) gibi bir zaman alır. Dijital sinyalin ses kartından bilgisayara ya da tam tersi yönde aktarımı da oldukça hızlıdır. Bu işlem de toplamda en fazla 1-2 ms sürer. DAW üzerinde sinyalin işlenme süresi de, projeniz çok kalabalık değil ise çok uzun sürmez.
    Uzun lafın kısası; gecikmeye en büyük etkiyi ASIO Buffer büyüklüğümüz ve A/D katında uyguladığımız örnekleme frekansı (sample rate) yapar. Bu değerler, ses kartı ASIO sürücüsü arayüzünde ayarlanabilir değerlerdir. Bilgisayarımızın gücüne bağlı olarak bu değerleri optimum seviyelere çekmemiz gerekir.

    Bir sonraki yazımızda, yukarıdaki şekilde bulunan katmanlarda gerçekleşen işlemleri ve yukarıdaki parağrafta belirttiğim sample rate, buffer size gibi terimlerin ne anlama geldiğini ve nasıl uygulamamız gerektiğini aktarmaya çalışacağım.

    En yakın zamanda görüşmek üzere...

    EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, Murat Engin, nacib Şu üyeler, tezcankoray adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  4. #4
    Makalenin 3. kısmında Analog-Dijital Dönüşüm kısmını inceledik. Teknik olarak biraz ağır bir kısım oldu. Linki ilk mesajıma da ekledim yine.

    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

    Adettendir, konu içeriğini de paylaşayım


    ANALOG - DİJİTAL DÖNÜŞÜM (A/D Conversion)
    Bu yazımızda, önceki yazımızda verdiğimiz blok diyagramdaki katmanlara biraz daha yakından bakacağız.

    Ön Not: Bu haftaki yazımız içerik olarak biraz fazla teknik bilgi ve anlatım içeriyor. Tabi ki evde müzik yapmak için bu kadar derin teknik bilgiye ihtiyacımız yok. Bazı kavramların nereden geldiğini merak edenler için ilginç olabilir, ilgilenmeyenler sıkılabilir Baştan uyarmak istedim

    Gitardan üretilen analog ses sinyalinin bilgisayarda işlenebilmesi için dijital sinyale dönüşmesi gerektiğinden bahsetmiştik. Analogdan dijitale dönüşüm işlemi de ses kartımızda bulunan A/D Converter tarafından yapılıyor. Peki bu işlem tam olarak nedir? Ne gibi kuralları vardır? Ses kalitesine etkileri nelerdir? Bu sorularımıza cevap arayacağız...

    Dijital ses dünyasında, ses sinyalini tanımlamak için en yaygın olarak kullanılan dönüşüm yöntemi Pulse Code Modulation (PCM) yani darbe-kod modülasyonudur. Yaygın olarak kullanılmasının nedeni ise bilgisayar tarafından kolay bir şekilde manipule edilebilmesidir. Böylelikle dijital sinyal işleme (miks, filtreleme (EQ) çok rahat bir şekilde yapılabilmektedir.

    Analog'tan PCM'ye dönüştürme (bu yazı içerisinde bundan sonra kısaca A/D olarak bahsedeceğiz) işlemi 3 aşamada yapılır. Bunlar sırasıyla:
    1- Örnekleme (Sampling)
    2- Kuantalama (Quantizing)
    3- Kodlama (Encoding)

    Analog ses sinyali yukarıdaki 3 aşamadan geçtikten sonra, bilgisayarın anlayabileceği "0" ve "1" lerden oluşan veri dizisine dönüştürülür.

    1- ÖRNEKLEME (SAMPLING)
    Sürekli bir halde olan analog ses sinyalinin bir veri dizisine dönüştürülebilmesi için belirli aralıklarda (örnekleme frekansı/hızı) değerinin okunup dizi şeklinde bir yere kaydedilmesi işlemine örnekleme (sampling) diyebiliriz.

    Tabi ki burada, ses sinyalinin titreşimlerle oluştuğunu ve periyodik bir sinyal olduğundan kısaca bahsetmek gerekir. Konuyu dağıtmamak adına fazla uzatmayacağım. Ses sinyaline benzerliği nedeniyle (salınım yapması ve periyodik olması) görsellerde sinüs fonksiyonunu kullanacağız.

    Görseller aşağıdaki web sayfalarından alınmıştır. İlgilenenler bu sayfalardan da bilgi edinebilirler:
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Örnekleme (Sampling)
    Yukarıdaki şekilde, bir sinüs fonksiyonundan belirli aralıklarda (örnekleme hızı- sampling rate) örnekler alınmıştır. Aslında örnekleme işlemi, analog bir sinyali daha basite indirgeme olarak düşünülebilir. Çünkü analog sinyal, zaman ekseninde sonsuz sayıda noktadan oluşur. Örnekleme işlemi yaparak biz bu sonsuz sayıdaki noktadan sadece bir kısmını seçiyoruz (yani indirgeme yapıyoruz). Örnek aldığımız nokta sayısı ne kadar çok ise, yani bir başka deyişle örnekleme hızı (sampling rate) ne kadar yüksek ise, aldığımız örnekler analog sinyali o kadar iyi bir şekilde ifade edebilir.

    Peki analog sinyalin, dijital dünyada düzgün bir şekilde temsil edilebilmesi için bu indirgeme işleminin sınırı nedir? Yani orjinal sinyalin bozulmaması için, örnekleme hızı (sampling rate) en düşük ne olmalıdır?

    Nyquist-Shannon Teorisine göre; örnekleme hızı (frekansı), orjinal sinyalin en yüksek frekansının en az 2 katı olmalıdır. Peki müzik dünyasında bu bize ne ifade ediyor?
    İnsan kulağının duyabildiği frekans aralığı 20Hz - 20000 Hz (20 kHz) dir. Yani bu durumda örnekleyeceğimiz orjinal sinyalin en yüksek frekansı 20 kHz'dir. Sağlıklı bir şekilde örnekleme yapabilmemiz için, örnekleme frekansı bunun 2 katı ya da daha fazlası olmalıdır, yani 40 kHz ya da üstü...
    Müzik dünyasında kullandığımız standart olan CD ses kalitesindeki 44.1 kHz örnekleme hızının nedeni de temel olarak budur. Diğer standart örnekleme hızları ise; 48 kHz, 88.2 kHz, 96 kHz, 192 kHz'dir.
    Örnekleme frekansı arttıkça ses kalitesinin arttığını yukarıda zaten belirtmiştik. Peki o zaman neden kaliteyi yakalamak için neden çok yüksek örnekleme frekansı kullanmıyoruz ki? Örneğin; 3 milyon kHz? Örnekleme frekansı arttıkça,dizi halinde kaydettiğimiz veri sayısı artacaktır. 44.1 kHz örnekleme frekansında bir ses kaynağından 1 milyon adet örnek veri aldığımızı varsayarsak, örnekleme hızını 2 katına çıkardığımızda elimizdeki örnek veri sayısı da 2 katına çıkacaktır.

    Dolayısıyla örnekleme frekansı (sample rate) arttıkça;
    - Daha çok veri elde ederiz ve ses dosyalarının boyutu büyür (Saklamak ve bir yerden bir yere transfer etmek zorlaşır)
    - Elimizde daha çok veri olacağından, işlemek için daha çok zaman ya da işlemci gücüne ihtiyacımız olacak.... (Ana konumuzla yani gecikme problemi ile ilgili olan ilk ipucunu nihayet yakaladık )

    2- KUANTALAMA (QUANTIZATION)
    Analog sinyalin zaman ekseninde sonsuz sayıda noktadan oluştuğunu örnekleme başlığında belirtmiştik. Sinyalin kuvveti (genlik de denir) yani dikey ekseninde de sonsuz sayıda noktadan oluştuğunu da gözardı etmememiz gerekir. Örneğin sinüs fonksiyonu en fazla +1, en düşük de -1 değerini alır. Bu değerler arasında salınım yapar. Bu iki nokta arasında sonsuz sayıda değer alabilir.
    O yüzden, 1. adımda aldığımız örnekleri işlememiz bir hayli zorlaşabilir. Bu işlemi kolaylaştırmak için, minimum ve maksimum değerler arasında belirli seviye aralıkları oluşturup, alınan örnek değerleri de bu seviye aralıklarına yuvarlamamız gerekir. İşte bu işlem de kuantalama (quantizing) olarak geçer. Aşağıdaki şekilde görsel olarak bulabilirsiniz.


    Kuantalama (Quantization)

    Kuantalama işlemi sonrası, elimizdeki örneklerin hangi değerleri alacağını kontrol altına almış olduk. Artık sonsuz sayıda değer ile değil; bizim belirlemiş olduğumuz seviye aralığı sayısı kadar değer karşımıza çıkacaktır. Aynı örnekleme işleminde olduğu gibi; burada da ne kadar çok sayıda seviye aralığı kullanırsak, orjinal sinyali daha doğru bir şekilde ifade edebiliriz. Aynı zamanda, bu seviye aralıklarına yaptığımız yuvarlamadan doğacak olan hataların (kuantalama hatası) miktarı da düşecektir.


    3- KODLAMA (ENCODING)

    Aslında kodlama işlemi ile kuantalama işlemi birbiri ile doğrudan ilişkilidir. Kuantalam işleminde sinyalimizi belirli sayıda seviyelere ayırmıştık. Bu seviyeleri ifade edebilmek için ikili sayı sisteminde (0'lar ve 1'ler) kaç basamak kullanacağımıza karar veririz. İşte bu basamak sayısına bit derinliği (bit -depth) denir.
    Kaç basamak kullanmamız gerektiği, kuantalama işlemi sırasında kaç seviye aralığı belirlediğimizle doğru orantılıdır. Bu ilişki 2^n formülü ile hesaplanır. Ne kadar fazla sayıda basamak (yani bit) kullanırsak, o kadar fazla seviye aralığı ifade edebiliriz. Örneğin; kodlama için 4-bit kullandığımızı varsayarsak, 2^4=16 seviye aralığı ifade edebiliriz. Bu 16 olası seviye aralığını aşağıdaki şekilde görebiliyoruz.

    4 bit ile oluşabilecek 16 olasılık

    Kısacası, kuantalama esnasında 16 seviye aralığı belirledi isek; bunu en az 4 bit ile kodlamamız gerekmektedir. Bit sayısı arttıkça, kuantalama esnasında kullanabileceğimiz seviye aralığı sayısı eksponansiyel olarak artmaktadır.

    4 bit ==> 16 olası değer
    8 bit ==> 256 olası değer
    16 bit ==> 65,536 olası değer
    24 bit==> 16,777,216 olası değer

    Bit derinliği (bit-depth) arttıkça dinamik alanı daha verimli kullanırız. Kodlamada kullanılacak ilave her bit, 6dB'lik bir dinamik alan sağlamaktadır.
    Bu aynı zamanda Signal-to-Noise Ratio (SNR) yani sinyal/gürültü oranını düşürmemize yarar. Çünkü fazladan kullandığımız her bit; bize hem daha fazla headroom sağlar, hem de gürültü olarak ifade edilen en düşük seviyedeki sinyalin üstünde daha fazla alan kazanmamıza imkan sağlar. Bu anlattıklarım aşağıdaki görselde daha iyi anlam kazanacaktır sanırım


    Düşük ve Yüksek Bit derinliği (bit-depth) kıyaslaması


    Bit derinliği (bit-depth) arttırmanın, örnekleme hızını arttırmada olduğu gibi bize avantaj sağladığı aşikar. Peki ya dezavantajları? Burada da aynı dezavantajları sayabiliriz. Bit derinliği arttıkça alınan bir örneği ifade etmek için daha fazla işlemci gücüne ihtiyacımız olacaktır ve ses dosyalarının büyüklüğü artacaktır.
    E tabi ki bu da bize gecikme olarak geri dönecektir




    Bir sonraki yazımızda, blokları incelemeye devam edeceğiz ve bilgisayarda ne gibi ayarlar yapabileceğimizden bahsedeceğiz. En yakın zamanda görüşmek üzere...

    Mehmet Uzunosmanoğlu, Tanerongunyzb, wade21 Şu üyeler, tezcankoray adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  5. #5
    Makalenin son kısmı da yayında

    linki yine ilk mesajıma da kopyaladım:
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

    Yazı içeriğini de kopyalıyorum;


    Müzik Kayıt Teknolojileri için Dijital Ses Sinyali Kavramlarına Giriş - 4

    ASIO BUFFER (TAMPON BELLEK) ve SAMPLE RATE İLİŞKİSİ


    Yazı dizimizde şimdiye kadarki bölümde, gitardan üretilen analog sinyali ses kartımızdaki A/D katından geçirerek, dijital hale yani "1" ve "0" lardan oluşan veri dizisine dönüştürdük ve artık bu veriler işlenmeye hazır bir hale geldi.
    Bu halde ASIO Input Buffer (yani giriş tampon bellek)'e ulaşır. Peki nedir bu buffer ve ne işe yarar?

    Eski çağlardaki savaşları düşünelim ve senaryo gereği bir kalenin fethedilmesi söz konusu olsun.

    Bu senaryoda;
    Kale: Bilgisayarınızı (işlemci)
    A/D katından çıkıp bilgisayara gelen dijital sinyal verileri:düşman askerleri
    Buffer (Tampon Bellek): Kaleyi savunmayı kolaylaştırmak için kurulan hendekler, kale duvarı vb.

    olarak düşünebilirsiniz. Sürekli bir biçimde kalenize saldıran düşman askerlerinin hızını azaltmak, onları belli yerlerde sıkıştırabilmek için kullandığınız engeller, kaleyi savunan taraf olarak size müdahale zamanı sağlayacaktır. İşte buffer (tampon bellek)'in amacı tam olarak budur.

    Kayıt esnasında, sürekli olarak bilgisayara doğru örneklenmiş bir şekilde dijital veri dizisi gönderilmektedir. Bilgisayarın bu verileri -DAW'da bulunan efektler doğrultusunda- işleyip, hem beleğe kaydedip, hem de tekrar kayıt yapan kişinin duyabilmesi için işlenmiş verinin ses kartının D/A katına göndermesi beklenmektedir. Bu arada bilgisayara zaman kazandırmak için, belli sayıda (buffer size) dijital veri buffer'da tutulur ve buffer dolduğunda işleme alınır. Buffer tekrar dolana kadar bilgisayar elindeki verileri işlemek zorundadır. "Zaman kazandırmak" terimi burada olumlu anlaşılmasın tabi ki, burada bilgisayara zaman kazandırırken aslında kayıt sinyal zincirinde verileri buffer'da beklettiğimiz için ekstradan gecikme oluşturmuş oluyoruz )) İdeal bir sistemde, verilerin alınır alınmaz işlenmesi beklenir ancak fiziksel dünyada maalesef o işler öyle yürümüyor

    Buffer size (Tampon Bellek Boyutu) bu nedenle önemlidir. Eğer buffer büyüklüğünüz, projenizin o anki durumuna göre (projede kullanılan kanal sayısı, efekt sayısı vb) bilgisayarınızın onları işlemeye yetecek kadar zaman kazandırıyorsa, sistem çok ideal bir şekilde çalışır.

    Buffer size, gerekenden büyükse yani gerekenden çok fazla veriyi burada bekletirsek, işlemci performansı bakımından bilgisayarı rahatlatan bir durum olur. Ancak gerekenden çok fazla veriyi burada beklettiğimiz için gecikmeye olan katkısı daha fazla olur.

    Tam tersi olarak buffer size, gerekenden küçükse, bilgisayar bu verileri işlemeyi bitiremeden buffer tekrar dolacak demektir. Tabi bu durumda, elimizde işleme girmemiş veri kalması demektir. Bu da kayıt esnasında seste distorsiyon (bozulma), ya da pıt-çıt sesler olarak bize geri dönecektir. Hatta projeniz çok fazla kalabalık ise, bilgisayarın donmasına ve DAW programınızın hata verip kapanmasına kadar gidebilir. Gecikmeye olan katkı doğal olarak azalacaktır ancak kimse özenerek kaydettiği giriş sinyalini bozuk bir şekilde saklamak ( ya da saklayamamak) istemez

    Peki buffer size, projemize göre fazla mı yoksa eksik mi olduğunu nasıl anlayacağız? Hangi değerin ideal olduğunu bulmanın bir formülü yok mu?

    Öncelikle buffer size'ın birimi sample yani örnektir. Geçen yazımızda sample(örnek) kavramını incelemiştik. Buffer'da kaç adet örnek veri tutacağımızı belirliyoruz. 64,128, 256, 512,1024... samples olarak ifade edilir.

    Buffer'ın gecikmeye etkisi de şu formülle hesaplanır:
    Latency(Gecikme) = Buffer size (Tampon Bellek Boyutu) / Sample Rate (Örnekleme Frekansı)

    Bu formül bize milisaniye (ms) cinsinden bir değer verir. Örneğin;
    Buffer size =256 samples, Sample rate=44.1 kHz olsun. Latency=256/44.1= 5.8 ms'dir.
    Yazımızın ikinci kısmındaki blok diyagram'ı hatırlayacak olursak; hem giriş hem de çıkış olmak üzere 2 adet buffer bulunmaktadır. Bu durumda toplam gecikmeyi elde etmek için, bu bulduğumuz değeri 2 ile çarpmamız gerekmektedir.


    Her ne kadar elimizde sayısal bir değer olsa da; bilgisayarımıza uygun olan buffer bellek boyutunu ve örnekleme hızını ideal olarak belirlemek için deneme/yanılma yapmamız gerekmektedir. (maalesef)
    Çünkü yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, bilgisayara binecek olan yük, projenizin ne kadar karmaşık olduğu, işlemci hızı, RAM hızı, ROM hızı gibi birçok etkene bağlıdır. O yüzden tam olarak şu değeri seçerseniz, sisteminiz ideal bir şekilde çalışır demek doğru olmaz. Eğer sistemde bir şekilde sorun yaşıyorsanız, yukarıda anlatmaya çalıştığım mantığa göre bu değerleri kademe kademe arttırıp/azaltarak size uygun olan değerleri bulabilirsiniz.

    Şimdi bu ayarları nasıl yaptığımıza bakalım:

    Bu ayarların aslında DAW ile ilgili değil, kullanmış olduğunuz ses kartının ASIO driver(sürücüsü) ile ilgili olduğunu zaten anlamışsınızdır. O yüzden bu ayarları, ses kartımınızın control panel (kontrol ekranı) aracılığı ile yapmalıyız. Benim şu anda kullanmakta olduğum ses kartı Audient ID4'ün kontrol ekranı, windows görev çubuğunda (taskbar) otomatik olarak başlıyor. Sağ tıklayıp istediğimiz ayarları aşağıdaki gibi yapabiliyoruz.

    [Sadece Üyeler Linkleri Görebilir... Kartı Kontrol Paneli

    Eğer bu kontrol paneli bulamıyorsanız, DAW üzerinden de bu menüye ulaşabilirsiniz. Ben Cubase kullandığım için Cubase üzerinden göstereceğim. Cubase ana ekranda:
    Devices ==> Device Setup tıklıyoruz. Buradan, VST Audio System Menü'sünün altında sizin ses kartınıza ait ASIO Driver görünecektir. Tıkladığınızda sağ tarafta kontrol paneline erişim için aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi bir kısayol olması lazım.

    [Sadece Üyeler Linkleri Görebilir... üzerinden Ses Kartı Kontrol Paneline Erişim
    Yukarıdaki görselde birşey dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Ses kartımızda bulunan mevcut ayarlara göre, Cubase bize giriş ve çıkış için gecikme değerlerini hesaplamış.Yukarıda zaten formülünü vermiştik. Bir üstteki görseldeki mevcut ayarlar; sample rate:44.1 kHz, Buffer size: 1024, bu durumda gecikme 1024/44.1=24.218 ms olarak hesaplayacaktık. Bunu bize Cubase hesaplayıp gösteriyor.



    GECIKME PROBLEMI YAŞANDIĞINDA YAPILMASI GEREKENLER


    1- Direct Monitoring (Doğrudan İzleme):
    Bu özellik artık en basit ses kartlarında bile bulunmaktadır. Bu özellik, kayıt etmeye çalıştığımız sinyali bilgisayara hiç göndermeden, direkt olarak ses kartı üzerinden bize geri döndürür.(Aynı zamanda bilgisayara da kayıt amaçlı gönderilir tabi ki).
    Bu sayede gecikmeye uğramadan duyabiliriz (Bilgisayarınız ne kadar kötü olursa olsun). Ancak bu durumun şöyle bir dezavantajı var; gitar kayıt örneğinden yola çıkarsak, gitarı DAW'da bir ampli simulasyonu VST üzerinden kaydediyorsunuz diyelim. Direct monitoring'de duyacağınız sinyal, gitardan çıkan ham sinyal olacaktır, çünkü bu sinyal ilk cümlemde söylediğim gibi bilgisayara uğramadan, ses kartı üzerinden size geri döndürülen sinyaldir.

    2- Yukarıda detaylı olarak açıkladığım sample rate & buffer size ayarlarını deneme yanılma yöntemi ile sisteminize uygun bir şekilde optimize etmek

    3- Çok kanallı kalabalık bir proje üzerinde çalışıyorsanız; bilgisayar performansını arttırmak adına kullanmadığınız ya da kaydınıza çok etki etmeyecek kanalları geçici olarak dondurabilirsiniz(freeze). Günümüzde bir çok DAW bu özelliği sunmaktadır.


    SON SÖZ:


    Böylelikle bu yazı dizimizin sonuna geldik. Latency (gecikme), dijital ses dünyasında her yerde karşımıza çıkabilecek bir durumdur. Bu yazı dizisinde kayıt yapma senaryosu üzerinden ilerledik ancak, gecikme dediğimiz şey sistemimizde her an oluşmaktadır. Dinleme yaptığımız esnada tüm sesler aynı gecikme değeri ile kulağımıza ulaştığı için biz bu durumun farkına varmayız, ta ki kayıt yapmaya çalışıncaya kadar.

    İşte bu sebeple, bir projenizde kayıtları bitirip editing & mixing & mastering aşamasına geldiğinizde sistemi fazla yormamak adına buffer size'ı iyice büyük bir değere ayarlayarak gecikmeyi istediğiniz kadar arttırabilirsiniz. Sadece dinleme yaptığınız için gecikme sizin için prolem teşkil etmez.
    Kayıt yapacağınız zaman da bu işlemi geri alabilirsiniz. Bazıları bu yöntemi tercih ederken, bazıları da ikisinin ortasında bir değerde ayarlarını yapıp hiç dokunmamayı tercih ediyor. Bunu da bir seçenek olarak kafanızın bir yerinde tutmanızı tavsiye ederim.


    Yorumlarınızı ve sorularınızı bana çekinmeden iletebilirsiniz.

    Bir sonraki yazı dizisinde görüşmek üzere...


    ASUS_Z00AD cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

    Cho®dSolo, gunayahmet, hepar45, Mehmet Uzunosmanoğlu, nacib Şu üyeler, tezcankoray adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Konu tezcankoray tarafından (04 Mayıs 2018 Saat 12:59 ) değiştirilmiştir.
    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  6. #6

  7. #7
    Alıntı nacib Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok güzel bir yazı dizisi olmuş.
    Eline sağlık kardeşim..
    Teşekkür ederim Sabri abicim. Sık karışılaşılan bir durum olduğu için elimizde ileride referans gösterebileceğimiz bir kaynak olsun istedim.

    Hatalı/eksik olan yerler varsa bilgilendirebilirseniz sevinirim.

    Ya da forumda "şu konuda da buna benzer bir makale olsa ne güzel olur" diye düşünen arkadaşlar varsa lütfen iletsin. Bildiğim bir konu ise seve seve bir makale yazarım.

    Saygılar,
    Tezcan

    ASUS_Z00AD cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

    Cho®dSolo, Mehmet Uzunosmanoğlu Şu üyeler, tezcankoray adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  8. #8
    Tezcan'cığım ,

    Özellikle teorik bazlı meselelerde senin yerin bu forumda bir başka. Ellerine ve beynine sağlık.

    tezcankoray Şu üyeler, Mehmet Uzunosmanoğlu adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Yamaha Clavinova CVP-503 / Roland Integra7 / Roland SonicCell / Roland Pro-E / Korg M1 / Antelope Pure2 / PMC Twenty 5.22 / SPL Performer s800 Stereo Power Amplifier / SPL Phonitor Mini / AKG K712 Pro / Audio Technica ATH-M50x / Vovox Enstrüman ve Monitör Kabloları / Vovox Power Kabloları / PC i7 4 Gb 256 Gb SSD Win7 / Sony i5 12 Gb 500 Gb SSD Win10 Pro

  9. #9
    Alıntı Mehmet Uzunosmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tezcan'cığım ,

    Özellikle teorik bazlı meselelerde senin yerin bu forumda bir başka. Ellerine ve beynine sağlık.
    Teşekkürler Mehmet abicim.

    Teorik derken, teorik kısmını fazla mı kaçırmışım? Çok kafa karıştırmamaya çalıştım ama bazı şeylerden de bahsetmem gerekti. Gereksiz uzun olan kısımlar varsa kısaltayım biraz daha

    Saygılar,
    Tezcan

    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  10. #10
    Tezcan hocam elinize sağlık asio buffer gecikme gibi konularda az şey bilen herkes bu yazı ile kafasındaki soru işaretlerini atacaktır tabi yerli içerik açısından bence bir idol olan Ufuk Önen hocamıza da burdan saygılarımızı iletiyoruz. Kolay gelsin :-)

    tezcankoray Şu üyeler, hepar45 adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    INTEL CORE I7 7700K 32 GB RAM, WIN 10 Pro 64 bit, CUBASE 9.5 PRO 64 bit, UNIVERSAL AUDIO APOLLO 8 QUAD, AMS NEVE 1073 DPA STEREO PREAMP, WARM AUDIO WA-76, WARM AUDIO WA-2A, WARM AUDIO EQP-1A , DBX 266 XS, DBX 215 S, BBE 882i SONIC MAXIMIZER, SPL TRANSIENT DESIGNER 2, ROLLS 160B EQ, YAMAHA HS8 MONITOR, SHURE SM57, RODE NT1, AKG C414 XLII, LEXICON MX300, AKAI MPK249 MIDI KEYBOARD

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:06.
Powered by vBulletin® Versiyon 4.2.5
Copyright © 2018 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
Webmaster Düzenleme Can KIRCA
© 2010-2017 MüzikTeknolojileri.net ®
vBulletin like sistemi:eTiKeT™