NOTICE Notice: This is an old thread. The last post was 1507 days ago. If your post is not directly related to this discussion please consider making a new thread.
+ Yeni Konu aç
Sayfa 1 Toplam 11 Sayfadan 1234567891011 SonuncuSonuncu
Toplam 1 adet sonuçtan sayfa başı 10 ile 105 arası sonuç gösteriliyor.

Konu: Harrison Mixbus 2

Bu konu 14850 kez görüntülendi 104 yorum aldı ...

Harrison Mixbus 2 14850 Reviews

    Konuyu değerlendir: Harrison Mixbus 2

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 14850 kez incelendi.

  1. #1

    Ogretici Harrison Mixbus 2

    Evet arkadaşlar araştırmacı ruhumun yeniden harekete geçmesi ile net üzerinden araştırmalarıma son gaz devam ediyorum ...

    Bugün sizlere kısaca Harrison Mixbus 2 den bahsedeceğim...

    HARRISON MIXBUS 2

    Harrison Mixbus 2 aslında bir daw..Ancak daha çok mix özelliği ile ünlü bir daw..Yani projenizi herhangi bir daw da tamamlayıp audio ya çevirdiğiniz kanalları mixbus 2 ye gönderip projenin mixing olayını burada halledebilirsiniz..
    Peki ne vadediyor ?...
    Malumunuz Harrison Consollar dünyaca meşhur..Bu kosolları üreten firmanın yapmış olduğu bir yazılım ve iddaaları analog kayda en yakın sound u elde edebileceğiniz bir yazılım olduğu..
    Net üzerinden kullanan kişilerin yorumları, SOS ve diğer sitelerin yorumları oldukça olumlu..
    Önceki verisyonlarında sadece mac platformunda çalışan yazılım 2. sürümü ile birlikte windows lar da da çalışabilmektedir..Ben kurdum sıkıntısız çalıştırdım..
    Beni ilgilendiren mixer penceresini açtığımda farklı bir durumla karşılaştım..
    Her kanalda eq ve comp ekli durumdaydı..Dilenirse bunlar aktif hale getirilebiliyor dilenirse deaktif olarak bırakılabiliyor..Ayrıca mix buss kanallarıda mixerde standart olarak açık olarak geliyor..Siz kanllarınızı bu mix buss lara tek tıklama ile yönlendirebiliyorsunuz..Mix bus larda hazır olarak Tape Saturation emulation ekli olarak bulunuyor..Bunun haricinde yine faderların olduğu kısımda 1 adet comp hazır halde..
    Eq lar 3 band ve kullanımı oldukça kolay..Compressor ler de yine kolayca kullanılabilecek parameterelere sahip..Bunun dışında her kanala sizde istediğiniz pluginleri import edebiliyorsunuz..
    Ama firmanın iddası zaten kendi stock pluginlerinin analog a en yakın sound u vermesi..Bu nedenle başka plugin e ihtiyaç olmayacağı görüşündeler..

    İlk etapta mixerin görüntüsü karmaşık ve ürkütücü görünsede kullanımı çok basit..Stock Pluginler gerçekten sound a direk etki ediyor..Oldukça etkileyici..Milimetrik oynamalarınızı bile hissedebiliyorsunuz..

    Henüz evde inceleme imkanım olmadı..Ama pc hoparlörlerinde bile oldukça etkileyici bir sound elde edebildim..

    İnternet üzerinde oldukça fazla sayıda öğretici video bulabilirsiniz..

    Repear ile mix yapılmış bir bölüm
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

    Harrison Mixbus 2 ile mix yapılmış bir bölüm
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...




    Müzik Teknolojileri Forumlarındaki İçeriğindeki Benzer Konular:
    Konu Bestematik tarafından (11 Eylül 2014 Saat 14:12 ) değiştirilmiştir.
    İmac İ5 - Apogee Duet 2 - Dynaudio BM5A - SE X1 - Audio Technica ATH-M50 - M-Audio K.eystaion 61 - Yazılımlar : Cubase Pro 8 - Eiosis Air EQ - Dell 23 Ips

  2. #2
    Paylaşım için teşekkürler hocam. Ben ilk rastladığımda aklımda farklı bir şey canlanmıştı (plugin gibi çalışan bir mixer), sonra DAW olduğunu görünce baştan savmıştım araştırmadan. Ama şimdi ilgimi çok çekti çünkü tamam birden çok marka plugin kullanmak gerekebiliyor ama dahili ve komple bir sistem olması gerektiğini düşünmüşümdür hep, bu yüzden cazip. Tabiki gerçeklik ne denli olabilir, DSP ve DAC olmadan, ama olabildiğince iyi olmması arayışındayız.


  3. #3
    Hocam dün akşam baya bir kurcalama imkanım oldu..Gerçekten sound çok iyi geliyor..Aslında bunu sadece ben söylemiyorum...Bu daw gerçekten diğerlerinin arasından analoğa yakın ses kalitesi ile sıyrılıyor..Tabi % 100 analog olması mümkün değil ama diğer daw ların arasından açık ara sıyrıldığı kesin..Hani sadece ben böyle düşünsem abartıyorum diyeceğim ama biraz araştırınca binlerce yorum var bu konuda.

    İmac İ5 - Apogee Duet 2 - Dynaudio BM5A - SE X1 - Audio Technica ATH-M50 - M-Audio K.eystaion 61 - Yazılımlar : Cubase Pro 8 - Eiosis Air EQ - Dell 23 Ips

  4. #4
    Alıntı Xtansion Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hocam dün akşam baya bir kurcalama imkanım oldu..Gerçekten sound çok iyi geliyor..Aslında bunu sadece ben söylemiyorum...Bu daw gerçekten diğerlerinin arasından analoğa yakın ses kalitesi ile sıyrılıyor..Tabi % 100 analog olması mümkün değil ama diğer daw ların arasından açık ara sıyrıldığı kesin..Hani sadece ben böyle düşünsem abartıyorum diyeceğim ama biraz araştırınca binlerce yorum var bu konuda.
    Selam Xtansion,

    Sürekli insanlar bir daw'ın diğerinden daha kaliteli olduğunu söylüyorlar ama gerçekteyse böyle birşey yok. Hepsinin audio engine'i birbirinin nerdeyse aynısı. Evet farklı karakterdeki pluginleri ve farklı düşünme biçimleri getiriyor her farklı daw fakat kalite olarak hiçbir fark yok. Bunu test etmek istiyorsanda 5-6 kanallık bir projeyi bir kaç farklı daw'ın içine at daha sonrada export al. Blind test yapıp fark duyuyorsan bir fark var demektir.

    Bir insanın analog'a daha yakın diyebilmesi için analog ekipmanlarla yıllarını geçirmiş olması lazım. Diğer türlü analog ekipmanın sound'a ne kattığını anlaması imkansız. Oyüzden hertürlü yoruma inanmak yerine gerçekten yıllarını geçirmiş insanlara bak ( onlar bile reklam vb. şeyler için digitalin analoga yakın olduğunu söylemekten çekinmiyolar ya hadi neyse ).

    İnsanların aslında analog da analog, digital aynı değil deme sebeplerinin büyük bir nedeni de digital ortamda analog kafasında düşünememeleri.. Analog mix'in nasıl yapıldığıyla alakalı bir araştırma yap. Daha sonra sadece aynı teknikleri kullanarak mix yap. Demek istediğimi anlayacaksın.


  5. #5
    Alıntı G3production Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selam Xtansion,

    Sürekli insanlar bir daw'ın diğerinden daha kaliteli olduğunu söylüyorlar ama gerçekteyse böyle birşey yok. Hepsinin audio engine'i birbirinin nerdeyse aynısı. Evet farklı karakterdeki pluginleri ve farklı düşünme biçimleri getiriyor her farklı daw fakat kalite olarak hiçbir fark yok. Bunu test etmek istiyorsanda 5-6 kanallık bir projeyi bir kaç farklı daw'ın içine at daha sonrada export al. Blind test yapıp fark duyuyorsan bir fark var demektir.

    Bir insanın analog'a daha yakın diyebilmesi için analog ekipmanlarla yıllarını geçirmiş olması lazım. Diğer türlü analog ekipmanın sound'a ne kattığını anlaması imkansız. Oyüzden hertürlü yoruma inanmak yerine gerçekten yıllarını geçirmiş insanlara bak ( onlar bile reklam vb. şeyler için digitalin analoga yakın olduğunu söylemekten çekinmiyolar ya hadi neyse ).

    İnsanların aslında analog da analog, digital aynı değil deme sebeplerinin büyük bir nedeni de digital ortamda analog kafasında düşünememeleri.. Analog mix'in nasıl yapıldığıyla alakalı bir araştırma yap. Daha sonra sadece aynı teknikleri kullanarak mix yap. Demek istediğimi anlayacaksın.
    Hocam 10 yılım marşandiz dahil en büyük stüdyolarda geçti ..Manley , avalon, Elysia, SSL vb nun gibi aletlerle yapılan mikslerde bizzat bulundum..Kıraç ın ilk albümünün tüm miks aşamalarında bulundum..Selim Çaldıran ın stüdyosunda yıllarca Serdar Ortaç albümlerinin yapım aşamalarını izledim, Marşandiz de onlarca kayıta katıldım..Yani analog diyorsan emin ol benden fazla stüdyoya girip bu kayıtları bizzat yaşayan olmamıştır..41 yaşındayım 7 yaşından beri piano çalıyorum, 22-32 yaşarı arasında da Kıraç Funda Arar vb nun gibi sanatçılarla çalıştım, bu nedenle o piyasanın tam içindeyim..En iyi yapımcılarla bağlantılarım var..Neden söylüyorum bunları..Bu kadar piyasanın içinde olduğun zaman girip çıkmadığın stüdyo kalmıyor, nice albümlerin kayıtlarını mixing ini bizzat görüyorsun..Son zamanlarda İstanbul a sadece yılda birkaç sefer gitsemde her gittiğimde mutlaka ziyaret ettiğim bir sürü stüdyocu arkadaşım var..Hatta bu ayın sonunda veya Ekim in başında İstanbul a geleceğim..Daha öncede söyledim..Beraber birşeyler yapalım diyen arkadaşları birkaç stüdyoya götüreyim..Analog mix olayının nasıl yapıldığı görülsün..Hatırlamadığım veya unuttuğum veya eksik kaldığım birkaç noktayı soruyorum diye sende beni baya bir bu işlerden uzak sandın herhalde

    Daw lar arasında fark vardır..Harrison Mİxbus 2 nin ses kalitesi gerçekten diğer daw lardan farklıdır..Ayrıca bunu sadece bende söylemiyorum..Bunu bizzat bilirkişiler söylüyor..
    Ayrıca ben harrsion için analog demedim..Analoga en yakın ses kalitesi olduğunu iddaa ediyor firma dedim..Benim iddaam ise diğer daw lardan sound olarak çok daha farklı olduğu..

    İmac İ5 - Apogee Duet 2 - Dynaudio BM5A - SE X1 - Audio Technica ATH-M50 - M-Audio K.eystaion 61 - Yazılımlar : Cubase Pro 8 - Eiosis Air EQ - Dell 23 Ips

  6. #6
    Alıntı Xtansion Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hocam 10 yılım marşandiz dahil en büyük stüdyolarda geçti ..Manley , avalon, Elysia, SSL vb nun gibi aletlerle yapılan mikslerde bizzat bulundum..Kıraç ın ilk albümünün tüm miks aşamalarında bulundum..Selim Çaldıran ın stüdyosunda yıllarca Serdar Ortaç albümlerinin yapım aşamalarını izledim, Marşandiz de onlarca kayıta katıldım..Yani analog diyorsan emin ol benden fazla stüdyoya girip bu kayıtları bizzat yaşayan olmamıştır..41 yaşındayım 7 yaşından beri piano çalıyorum, 22-32 yaşarı arasında da Kıraç Funda Arar vb nun gibi sanatçılarla çalıştım, bu nedenle o piyasanın tam içindeyim..En iyi yapımcılarla bağlantılarım var..Neden söylüyorum bunları..Bu kadar piyasanın içinde olduğun zaman girip çıkmadığın stüdyo kalmıyor, nice albümlerin kayıtlarını mixing ini bizzat görüyorsun..Son zamanlarda İstanbul a sadece yılda birkaç sefer gitsemde her gittiğimde mutlaka ziyaret ettiğim bir sürü stüdyocu arkadaşım var..Hatta bu ayın sonunda veya Ekim in başında İstanbul a geleceğim..Daha öncede söyledim..Beraber birşeyler yapalım diyen arkadaşları birkaç stüdyoya götüreyim..Analog mix olayının nasıl yapıldığı görülsün..Hatırlamadığım veya unuttuğum veya eksik kaldığım birkaç noktayı soruyorum diye sende beni baya bir bu işlerden uzak sandın herhalde

    Daw lar arasında fark vardır..Harrison Mİxbus 2 nin ses kalitesi gerçekten diğer daw lardan farklıdır..Ayrıca bunu sadece bende söylemiyorum..Bunu bizzat bilirkişiler söylüyor..
    Ayrıca ben harrsion için analog demedim..Analoga en yakın ses kalitesi olduğunu iddaa ediyor firma dedim..Benim iddaam ise diğer daw lardan sound olarak çok daha farklı olduğu..
    Tabiki görüp, tanımadığım için sizi neyi ne kadar bildiğinizi bilemem . Peki ses kalitesinden kastınız nedir ? Yada aradaki farkı nasıl tanımlayabilirsiniz ? Mesela bildiğiniz üzere her masanın bir karekteri vardır. Masadan geçtiği anda kendi karakterini katar. Bu programında kendi rengi, kattığı bir karakteri mi var ? Normalde daw'lar arasındaki farklar nelerdir ?

    Konu G3production tarafından (12 Eylül 2014 Saat 21:38 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Bu konuda Berk kardeşimin kastettiği hepimiz digital müzik yapıyoruz ve biz değil dünyadaki tüm müzisyenlerin hatta bu iş için alet üreten tüm firmaların gayreti analog sese en yakın ses elde etme çabasıdır. Bu sesi kelimelerle anlatamayız, size birisi la notasının verdiği sesi anlat dese açıklayabilir misiniz? Bu tamamen çok farklı projeyi farklı ekipmanlarda oluşan bir tecrübedir. Sizi anlıyorum sonuçta mukayese etmek istiyorsunuz ama bu mukayeseyi anlatmakla değil farklı ekipmanları sadece dinleyerek kazanabilirsiniz. Bu konuda hangi ses mühendisinden ders alırsanız alın ilk tavsiyesi farklı tarzları farklı mixlenmiş şarkıları devamlı dinleyin olur, bu işte ne kadar ekipman olursa olsun en önemli alet kulaklsrımızdır, müzik matematik değildir, asla tek doğru olmaz, gidiş yöntemleri olur ve biz yöntemleri uygulayarak kendi tarzımızı yaratmaya çalışırız, selam ve sevgilerimle.


  8. #8
    Arkadaşlar ;

    Hiç bir firma size 1000 dolarlık bir proğramda 2000 dolarlık analog efekt kalitesini sunmaz...

    Eğer günün birinde birileri analog kalitesinde bir efekt proğramı yaparsa / ki olabilir?/

    o zaman o proğramın fiyatı farklı olacaktır.



    Başka türlü düşünmek ekonominin mantığına aykırı zaten.

    Bence o yüzden bu konuda bir karar vermek için müzisyen bile olmaya gerek yok.

    Biri 0 ve bir lerden oluşmuş bir taklit diğeri kendisi, nasıl mukayese edilebilir ki...

    Güzel çalışmalar...


  9. #9
    Alıntı Tanerongunyzb Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu konuda Berk kardeşimin kastettiği hepimiz digital müzik yapıyoruz ve biz değil dünyadaki tüm müzisyenlerin hatta bu iş için alet üreten tüm firmaların gayreti analog sese en yakın ses elde etme çabasıdır. Bu sesi kelimelerle anlatamayız, size birisi la notasının verdiği sesi anlat dese açıklayabilir misiniz? Bu tamamen çok farklı projeyi farklı ekipmanlarda oluşan bir tecrübedir. Sizi anlıyorum sonuçta mukayese etmek istiyorsunuz ama bu mukayeseyi anlatmakla değil farklı ekipmanları sadece dinleyerek kazanabilirsiniz. Bu konuda hangi ses mühendisinden ders alırsanız alın ilk tavsiyesi farklı tarzları farklı mixlenmiş şarkıları devamlı dinleyin olur, bu işte ne kadar ekipman olursa olsun en önemli alet kulaklsrımızdır, müzik matematik değildir, asla tek doğru olmaz, gidiş yöntemleri olur ve biz yöntemleri uygulayarak kendi tarzımızı yaratmaya çalışırız, selam ve sevgilerimle.
    Selam Tanerongunyzb,

    Tabiki dediğinizde haklısınız. Benim söylemek istediğimse eğer ses kalitesi olarak daw'larda fark vardır derseniz aradaki farkı tanımlamanız gerekir. Mesela neve'in daha sıcak ve ayrı bir renk takması, Sll'in ise temiz, detaylı bir sound'unun olması gibi. Tabikide pluginlerinin tadı farklı-tabikide konuştuğumuz konu soyut. Fakat arada bir fark varsa onu duyduğunuz zaman anlamanız ve bir şekilde tanımlıyabilmeniz gereklidir. Tabikide la sesini açıkla derse açıklayamazsınız ama la ile do yu çalarsa aradaki farkı anlatabilirsiniz. Yani 2 farklı daw'ı alalım 5-6 kanallık projeyi iki programdada export edelim. Sonra karışık olarak size isimlerini bilmeden dinletelim. Eğer üst üste 3 kere siz hangi export'un hangi programdan olduğunu anlayabiliyorsanız evet arada ses kalitesi olarak fark vardır. Anlıyamıyorsanız tamamen piskolojiktir.


  10. #10
    Günaydın arkadaşlar..
    Hani biliyorsunuz artık, akşamları nete girmiyorum..Bu nedenle kendi içinde bulunduğum tartışmalara dahi gün içinde katılabiliyorum.

    G3 arkadaşım..Öncelikle bizimle ismini paylaşırsan çok memnun olurum şahsım adına..Hani biz burada çekirdek bir aile gibiyiz..Herkes birbirinin ismini, ne iş yaptığını vs bilir..Birbirimize farklı şekillerde hitap ederiz..
    Kimi zaman yaşca büyük olanlara saygımızdan "abi", kimi zaman yaşanmışlıkları olanlara "hocam", kimi zaman kendimize akın hissettiklerimize "kardeşim" kimi zaman sadece ismi ile..
    Seni tanımadığım için nasıl hitap edeceğimide bilemedim.Benden büyükmüsün, yoksa genç bir arkadaşımızmısın, müzikal geçmişin nedir vs..Eğer profilinde yazdığın yaş doğru ise, oğlum yaşıyor olsaydı ondan 1 yaş büyük olmuş olacaktın ki, bu durum tabiri caizse oğlum yaşındasın gibisinden bir cümle ile ifade edilebilir..Tabi bazı özellerini kendine saklaman kimseyi rahatsız etmez, ancak en azından kendinden biraz bahsedersen samimi bir ortam içine girmiş oluruz..
    Şimdilik sadece G3 diye hitap edeceğim müsadenle..

    Bazen hiç bir şey bilmiyor gibi görünen insanların aslında içinde bir yerlerde bir şeyler vardır..Bunu kendi bile bilmez..Aslında çok şey biliyor ama ifade edemiyordur veya bunu ortaya çıkaramıyordur..Bazen çok şey bildiğini iddaa edenlerin aslında hiç bir şey bilmedikleri de malumdur. Sadece yüzeysel olarak yükleme yapmışlardır..Ben çok kitap okudum deyip akşama kadar Barbara Cartland veya Agatha Christe okuyan bir insanın bilgi dağarcığı ve Gorki, Balzac, Nietzsche, Camus vs okuyan insanların bilgi dağarcıkları ve hayata bakış açıları arasında dağlar kadar fark vardır..Görüntüde ikiside çok kitap okurlar ama iş eyleme döndüğünde biri diğerinden ayrılır..

    Aramızda çok bilgili, çok yaşamış, çok görmüş insanlar var..Pek tartışmalara katılmazlar ama belli zamanlarda çıkıp öyle birkaç cümle kurarlar ki, o zaman vay be der insan..Bunları bilmeyiz, ancak konuşurlarsa anlarız..Bu nedenle birbirimizi henüz tanımadığımız için, yaşanmışlıklarımızı, vakti zamanında neler yaşadığımızı, neler bildiğimizi, neler bilmediğimizi tahmin edebilmemiz gerçekten zordur..Tek bir gerçek vardır ; kimse mükemmel değildir..Kimse herşeyi bilmez, bilmesinin mümkünatı yoktur. İnsanlığın bana göre en büyük değeri, birbirleri ile bildiklerini paylaşınca ortaya çıkar..Bu yazdıklarımı ne amaçla yazdığım sanırım anlaşılmıştır..
    Şimdi geçelim asıl mevzuya ;

    İnsanlar, şirketler, holdingler vs...Dünyada bulunuş amaçları para kazanmaktır..Duygusallığı bir kenara bırakalım..Herkes daha fazla, çok daha fazla kazanmak ister..Bu kimin için bir ego tatmini, kimin için rahat yaşama isteği, kimi için sadece hayatta kalabilme isteğidir.. Asıl amaç para kazanmak olduğuna göre, müziği sadece ruhumuzu okşayan bir durum olarak görmemek lazım..Sektörün amacı para kazanmak..Hele ki bulunduğumuz yüzyılda..
    Şimdi böyle bir ortamda ; olaya bu pencereden yaklaşmak gerektiğine inanıyorum..

    Harrison firmasını örnek alalım..Bu adamlar konsol üreticisi, ticari stüdyolar için consollar üretiyorlar..Yani bizim dememizle masa..30 bin dolara da masaları var, 70 bin dolara da..Tamamen atıyorum ; 30 bin dolara sattıkları masayı 15 bin dolara ürettiklerini varsayalım..Advertising çalışmaları vs çıktıktan sonra consol başı 10 bin dolar kazandıklarını düşünelim ve firmanın durumuna virgül koyarak firmanın hitap ettiği kesime geçelim,

    3 Tip kullanıcı var olduğunu varsayalım..Büyük ticari stüdyolar, orta ölçekli ticari stüdyolar ve home stüdyolar..Büyük ticari stüdyolardan kastım birebir büyük isimlerle çalışan stüdyolardır ve bunlar teknolojiyi en yakından takip etmek zorunda olan oluşumlardır..Eksik kaldıklarında, onların eksiklerini ortaya çıkaracak, rakipleri mutlaka vardır..Bu nedenle bu tür stüdyolar firmaların tüm ürünlerini çok yakından takip ederler...
    Orta ölçekli ticari stüdyolar ise genelde daha isimsiz kişilere arada iş yaparak varlıklarını sürdürmeye çalışan stüdyolardır..Bu tür stüdyoların sonu her zaman kapanıp gitmektir..Bugün olmasa yarın kapanırlar..Çünkü, zaman zaman maddi imkansızlıklardan, kendini geliştirmeme durumlarından dolayı hep arada kalmışlardır..Ünlü isimler için çok basit, diğer iş yaptıran kişiler içinse pahalı gelirler..Tıpkı elindeki 3-4 ekipmanla aranje başı 5000 TL isteyen tuhaf insanlar gibi..
    Son olarak ta home studio lar..Sayıları ticari stüdyolara göre binlerce kat fazladır..Çünkü home stüdyo kurmak sorun değildir..İsteyen herkes bir ses kartı, orta seviye bir monitör ve bir pc ile bu stüdyoları kurar..Kimi zaman sadece öğrenmek isteği, kimi zaman ***fe keder, kimi zamanda hafif ticari istek ile hareket ederler..

    Firmalar bütün bunların analizini yapmak için bünyelerinde bu konuda bilgili insanlara büyük paralar ödeyerek çalışma yaparlar..Hitap edecekleri kesimler kendilerini bu var olma savaşı içinde kalıp kalmayacaklarının kararını verecek kesimlerdir..

    Firmalar net üzerinde çalışma yaparlar..İstedikleri şeyleri sanal ortamda yayarlar..Örneğin A firması benim şu ekipmanımın şu artıları vardır der, bir Xa( firmanın elemanı ) kişisi çıkar evet ben kullandım harbiden adamlar yapmış der..Sonra Xb( firmanın diğer elemanı ) çıkar evet ya adamlar yapmış abi der..Bu muhabbet Xc-Xd vs vs kişilerinin katılımları ile büyür gider..Amaç insanların bilinçaltına bu ekipmanın + ları olduğu fikrini empoze etmektir..Birçok kişi araştırmadan, beklemeden, hemen o ürüne yazılanlara göre zıplar..İşte dananın kuyruğu burada kopar..Bu kişi halktan biridir ve bu ekipmanı Xa ve diğer X lerin konuşmalarına göre almış kullanmış ve gerçeği görmüştür..İşte burada X devreden çıkar ve Ya lar b ler c ler devreye girer..Bunlar tarafısız gözlemcilerdir..Firma bu ürününde başarılı ise ürününü satmaya devam eder, eğer Y ler bu konuda firmayı yalanlarlarsa o ürünün satışı artık azalır, ta ki V2 versiyonu çıkana kadar..Firma aynı şeyleri aynı ürünün ikinci versiyonu içinde yapar ve ne gariptir ki yine aynı şeyler olur ve bu devran böyle sürüp gider..Ama bu süreç uzadıkça Y lerin o firmaya olan güvenleri kaybolur ve belki V4 V5 lerinin satış oranları artık eskisi gibi değildir ve firma unutulur gider..

    İşte bu nedenle firmalar iyi bir strateji izlemek zorunda ve hitap edecekleri kesimleri, ürünlerinin lansmanını ve advertising olayını dengeli ve akla yatkın yapmak zorundadırlar..

    Konumuz olan Harrison a geri dönersek..Adamlar konsol başı 10 bin dolar kazanıyorlar diyelim..Kaç kişi 30 bin dolarlık konsol alır ?
    Bu konsoların hitap ettiği kesim sadece ilk grupta ki Büyük ticari stüdyolardır..Harrison bu konsollardan kaç tane satabilir yılda ?..20-30-50 yani ortalama bu kadar satar.. Çünkü çok SSL vs gibi çok büyük rakipleri vardır piyasada..Diyelim yılda 100 konsol sattılar..10 bin dolardan 1 milyon dolar kazandılar..Ama bu yetmedi, firmanın kendini geliştirebilmesi için bunun çok daha fazlasını kazanması gerekiyor..
    Bu durumda hitap ettikleri kesimi genişletmeleri gerekiyor..Nasıl yapacaklar bunu ? Ya ucuz ekipman geliştirecekler, ya hardware e göre çok çok az daha maliyetli olan software e yönelecekler..
    Hardware ile para ile geliştirilen, software ler insan zihni ile geliştirilen durumlardır sonuçta..Hangi ülke olursa olsun paraya verilen değer, insanın zihnine verilen değerden daha yüksektir..Bu durumda software piyasası kızışmıştır artık..

    Peki Harrison ucuz ekipman üretebilirmi ?..Bunu elbette düşünmüşlerdir..Ancak ürettikleri ekipman öyle bir ekipman olmalıdır ki meşhur Harrison Konsollarının yarattığı karizmayı çizmemelidir..Bir maliyet hesabı yapılır ve imkan varsa üretilir..Ama bu çoğu zaman yapılamaz, çünkü uygun maliyetlere Harrison konsollara yakın bir hardware üretilecek durumda değildir..
    Bu durumda devreye rakamlar, harfler girer..Bir yazılımcı grubu ile anlaşılır ve maaşlı eleman olarak çalıştırılmaya başlanır..Bu elemanlar yüzyılın yazılımınıda yapsalar maaşlarını bilirler..Yani çok iyi bir yazılımda oluşşa, berbat bir yazılımda ortaya çıksa firma aynı parayı öder..Sadece anlaşmaları gereği prim vs gibi durumlar söz konusu olur..

    Peki Harrison bu yazılımı nasıl satacaktır ?..Konsollarının elde ettiği başarıya paralel olarak bir yazılım yazmak zorundadır..Bu yazılım hem kaliteli olmalı, hem fiyat açısından home stüdyo kullanıcıları tarafından ulaşılabilir olması gerekmektedir..
    Aynı zamanda bu yazılım öyle bir ayarda olmalıdır ki, konsolların satışına engel olacak kadar iyide olmamalıdır..
    Mantıken harf ve rakamlarla oluşturulan bir sound un, devrelerle oluşturulan bir sound ile aynı olması imkansızdır..Olsa olsa çok yakın olabilir..Bu ayarı da firma verir..Bazen öyle bir yazılım yapılır ki, bu farkı normal dinleyici kulağı bir ayırt edemeyebilir..

    Bütün bunlar firmanın satış politikaları ile ilgili bir durumdur..Şimdi bu firma 100 konsol satarak 1 milyon kaznıyorsa, sayı olarak büyük ticari stüdyoların belki 1000 katı olan home stüdyolara 200 dolarlık bir yazılımdan 100 bin adet satarak 20 milyon kazanır..Çünkü 200 dolar herkesin ulaşabileceği bir rakamdır..Ama ulaşabilirliği dahada artırmak için çok iyi bir yazılım ve çok iyi bir fiyat politikası izlemek durumunda kalınmalıdır..

    Harrison bu ürününü piyasaya sürerken, analog konsollara en yakın sound a sahip yazılım sloganı ile piyasaya sürdü..Ve öyle bir politika izlediki, fiyat yerlerde idi..39 dolarlık bir başlangıç fiyatı ile piyasaya sürülen ürün için aslında bu fiyat politikası ciddi bir riskti..

    Çünkü insanlar ucuz ürünlerden korkarlar..Kaliteli değil imajı oluşur kafalarında..İnsanlar bu imajı kırmak zorundadırlar..Hemen ortaya Xa lar b ler çıkar...Bu ürün ucuz ama kaliteli olgusu yayılmaya çalışılır..Ama bu olgu yayılırken unutulmamalıdır ki, bunu mutlaka birileri alıp deneyecek ve X faktörünü ortadan kaldıracaktır..

    Sonunda birileri 39 dolardan bu yazılımı edinirler ve kullanırlar..Firma öyle iyi bir iş çıkarmış ve söyledikleri ile ortaya çıkardıkları o kadar doğru bir üründür ki, insanlar deli gibi almaya ve yorum yapmaya başlarlar..Bunun doğal sonucu olarak ürünün fiyatı önce 49 daha sonra 79 ve en sonunda 219 dolara kadar çıkmıştır..İnternet üzerinde firmanın söylediklerinin doğruluğu binlerce kişi tarafından konuşulmaktadır..
    Firma yürüttüğü bu riskli ve aynı zamanda doğru politika ile isteğine ulaşmış ve bir sonraki ürünü için satışı garantilemiştir..

    Yazılım da olsa, hardaware de olsa firmaların para kazanma istekleridir aslolan..Her ne kadar kodlarla, devreler aynı işi çıkaramasalarda, gelişen teknoloji ile birbirne yakın işler yapabilmektedirler..Aradaki uçurum kadar olan fiyat farkları firmaların satış politikalarından ve yatırımlarından fazla birşey değildir..

    Gelelim Harrison Mixbus 2 nin farkına..
    Taner kardeşiminde dediği gibi müzikte çoğu durumda hissettiğinizi kelimelere dökemezsiniz..Müzik ruh işidir..Evet matematiğide vardır ama bazı durumlar matematikle ölçülmez ruhunuzla ölçer biçersiniz..Bir bass gitarın sound unun nasıl geldiğini belki ifade edebilirsiniz..Etli geliyor dolgun geliyor vs vs..Veya bir akustik gitarın tonuna yorum yapabilirsiniz..Ancak komple bir eseri dinlerken bu ayrımı kulağını ruhunuz hissediyordur ama , beyninizden gelen sinyaller elinize söz geçiremiyordur yazamazsınız..

    İki demo örneği verdim bu başlıkta..İyi monitörlerle dinlerseniz aradaki farkı eminim sizde hissedeceksiniz..Eğer daha önce analog bir mixing aşamasında bulunduysanız çok daha rahat hissedebilirsiniz zaten..

    Bunun dışında analog olayında ekipmanın önemliysede, en önemli olgu enstrumanların canlı çalınması olayıdır..Midi sinyali olarak gönderilen ve vst lerin ses bankaları ile oluşturulup audio ya çevirilen bir gitar kaydı ile canlı çalınan bir kanalda oluşan gitar kaydı malumunuz üzere çok farkldır ve sound a etkisi ekipmanların etkisinden çok daha büyüktür..Mutlaka ve mutlaka bir projenin anlamlı gelebilmesi adına en azından bas gitrar ve akustik gitarın canlı çalınması gereklidir..Siz midi olarak sinyal gönderip audio ya çevirdiğiniz bir gitar kaydına hangi ekipmanlar ile hangi işlemleri uygularsanız uygulayın canlı bir gitar kaydından alacağını ***fi ve duyguyu alamazsınız..

    Müzik sektöründe paraya verilen önemin kaliteye verilen önemden fazla olması nedeniyle, elektronik ortamda oluşturulan ve canlı kayıt yapılmadan sadece bilgisayar aracılığı ile oluşturulan sound lar nedeniyle müzikal kalite son zamanlarda yerlerde sürünmektedir..Herkes albüm çıkarmakta,ve 3 gün sonra yok olmaya mahkum olmak durumunda kalmaktadır..Ancak işi hakkını vererek yapan ve maliyetten kaçınmadan işini yapan insanlar hala ayakta kalabilmektedir.
    Bildiğim birçok sanatçı hala albüm kayıtlarında canlı enstruman kullanmamaktadır..Tamamen stüdyo ortamında maliyetten uzak albümler yapılmaktadır..Tabi bunun sebebleride tamamen artık kimsenin almadığı cd durumundandır..Yapımcılar cd satamayınca herşeyi ucuza maletme hevesinderdirler...

    Demem o ki güzel ve analog sound sadece SSL Masa veya Crane Song compressor lerle olmaz..İyi bir enstrumanistin çaldığı canlı enstrumanlar sound a ekipmandan daha çok katkı yapıyor..İsterseniz bu canlı kaydı plugin ile tonlayın..

    Her geçen gün giderlerden oluşan problemlerden ötürü software piyasası kendini dahada geliştirmekte ve hardware software arasındaki fark giderek azalmaktadır..Ama bilinmelidirki, ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın bu fark asla tamamen kapanmayacaktır..Çünkü bu mantık itibarı ile de akla yatkın bir durum değildir..Kaldı ki eğer yapılıyor olabilse bile, yapmayacaklardır firmalar..Herşey firmaların karlılıkları ile ilgili bir durumdan ibarettir..

    Vakti zamanında, bir stüdyo da kankam bana bir ürün gösterdi..SPL Mix Dream XP...Bu bir summing mikser..Bir şarkıyı bu cihazdan geçiripğ bana dinlettiğinde çıkan sound a inanamadım..Muhteşem bir sound geldi kulağıma..Sonra bana dedi ki..Şimdi yeni bir channel strip plugini çıkarmış bir firma..10 dakikada sana bunla tonlayacağım dedi..10 dakika sonra çıkan sound spl ile aldığım sound un birebir aynısıydı..Kaldı ki bu arkadaşım bir ses mühendisidir..Kendisi Berklee den bizzat 4 yıl olkuyarak mezun olmuştur..Öyle bir kulak var ki adamda..Mesela bizeler orta frekansları biraz artır falan gibisinden cümle kurarız şarkıyı dinlerken..Adam şarkıyı cd çalardan dinlerken 155, 372 1680 frekanslarını 1,5 db artır 2,2 db azalt gibi ifadeler kullanıyor ...

    Bu arkadaşımın stüdyo ekipman listesini sizlerle paylaşıyorum..

    Converters:
    Mytek Mastering Converter
    Motu HD192k
    Mix&Mastering Donanımları:
    Elysia Mpressor
    Elysia Museq
    Manley Variable-Mu Compressor/Limiter
    Pendulum Audio PL-2 Analog Peak Limiter
    TL-audio EQ-2
    SSL Duende DSP
    Mikrofonlar:
    Neumann m149 TUBE
    Rode NT-5
    Shure SM-57
    Shure Bg 5.1
    Preamplar:
    Avalon AD2022
    Avalon VT 737 sp
    Bilgisayar:
    Apple Mac Pro Tower Xeon quad core 6gb
    Apple Macbook c2d 3gb
    DAW:
    Steinberg Cubase
    Steinberg Nuendo
    Apple Logic Pro 9
    Monitor&Kulaklıklar:
    Dynaudio bm15a
    YAMAHA NS10-m
    AKG K240 studio
    Pioneer se-m390
    Presonus Monitor Station
    ***board/Synthesizer:
    Roland FP3 dijital piano
    KORG Trinity plus
    Yamaha AN1x
    Emu o6400
    Emu xboard midi cont.
    Access VIRUS

    Bütün bunlar üzerine daha birçok ekipman aldı SPL aldı birkaç tane, SSL ekipmanları aldı...Aldı aldı sattı..Bana diyorki, bazen aldığım ekipmanın pluginden hiç bir fakı olmadığını anladığımda verdiğim paraya acıyorum diyor..

    Öncelikle bu yazıyı üşenmeden okuyan arkadaşlara teşekkür ediyorum.. Kısaca demem o ki ; Firmaların para kazanma hırslarından ortaya çıkan envai çeşit ürüne güvenemek lazım..Bazı firmaların söyledikleri ile yaptıkları örtüşmüyor..
    Bazı firmaların ise söyledikleri ile ortaya çıkardıkları birebir örtüşüyor..

    Harrison Mixbus 2 de bunlardan biri..

    İmac İ5 - Apogee Duet 2 - Dynaudio BM5A - SE X1 - Audio Technica ATH-M50 - M-Audio K.eystaion 61 - Yazılımlar : Cubase Pro 8 - Eiosis Air EQ - Dell 23 Ips

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:48.
Powered by vBulletin® Versiyon 4.2.5
Copyright © 2018 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
Webmaster Düzenleme Can KIRCA
© 2010-2017 MüzikTeknolojileri.net ®
vBulletin like sistemi:eTiKeT™