+ Yeni Konu aç
Sayfa 29 Toplam 33 Sayfadan BirinciBirinci 123456789101112131415161718192021222324252627282930313233 SonuncuSonuncu
Toplam 281 adet sonuçtan sayfa başı 290 ile 329 arası sonuç gösteriliyor.

Konu: Müzikal Öyküler...

Bu konu 43318 kez görüntülendi 328 yorum aldı ...

Müzikal Öyküler... 43318 Reviews

    Konuyu değerlendir: Müzikal Öyküler...

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 43318 kez incelendi.

  1. #281
    Uzun zaman olmuştu öykülerinizi okumayalı; yukarı da bahsedilen özlem le okudum

    Ellerinize sağlık, parmaklarınıza kuvvet.

    SM-G610F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

    nacib Şu üyeler, EsbaB adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Dell Latitude (i7 2720QM 2.20 CPU + 10 Gb Ram + W10 64bit + 240 Gb SDD / 320 GB 7200 Rpm HDD )
    MOTU UltraLite MK3 Hybrid + Jz J1 + Cubase Elements 9 Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    ...----Herşeyin bir Sebebi Var----...

  2. #282
    Cumartesi Kafeteryası Öyküleri...

    Aslı Budur...

    Derler ki Orhan Gencebay Abimiz Samsun'dan Bandırma Vapuru'yla İstanbul'a giderken

    "Kardeş; Bu vapur çok aheste gidiyor, madem müzisyenim diyorsun al şu bağlamayı da çal bir şeyler de eğlenelim.

    Hem zaman çabuk geçer, hem de bir an önce varırız şu Üsküdar İskelesi"ne" demişler.


    Orhan Abi de gurbete gitmenin ve memleket hasretinin kırık dökük duygularından ötürü öyle bir dertli çalmış ki gemi Sinop Burnu"nda batmış!

    Millet Orhan abi'nin eline tutuşturdukları o kötü bağlamanın teknesine tutunup zor atmış kendini Sirkeciye.

    70 li yıllarda arabesk ilk böyle doğmuş işte...

    Yani o filmlerde gördüğümüz Sirkeci Garına elinde tahta bavulu ile gelen müzisyen sahnelerinin hepsi kurmaca, yalan.

    Aslı budur.

    Dertli Anadolu halkının Rumeli"ye ilk çıkışı böyle olmuştur.

    Ve sonra sinemaları geldi tabii..

    Sevgiler...

    EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, tezcankoray Şu üyeler, nacib adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Konu nacib tarafından (02 Temmuz 2017 Saat 00:17 ) değiştirilmiştir.

  3. #283
    Forum Kafeteryası Öyküleri...

    Bu aralar Galata Kulesi ne doğru inen bayırdaki, hani kapısında kocaman bir anahtar deliği olan eski bizans binasının en üst

    katında keşfettiğim yeni rock kafeye neredeyse üç hafta sonudur gidiyorum.

    Henüz kimse ile yüz göz olamadık.

    Bana hala şüphe ile yaklaşıyorlar. Aralarında konuşurlarken duydum.

    Saçında kırmızılı mavili bukleleri olan barmen kız, "Tanıyor musun bu yeni tipi" dedi garson arkadaşına.

    Garson İbrahim temizlediği masayı iş olsun diye bir daha temizlerken, "Yok ya dedi "Besbelli referansları güçlü ki dayının, girebilmiş içeri.


    Ses tonlarından hemen hissettim. Aslında kız beni bahane edip oğlana asılıyor ama çocuğun aklı başka yerde.


    Bu arada hemen hissettim derken...

    Benim gibi müzik armoni melodik vs. sesler ve frekanslarla gün ve geceler boyu uğraşan biriyseniz.

    Doğal olarak bu bir şekilde günlük yaşamınıza da yansıyor tabi.

    İnsanların ses tonlarından aslında ne demek istediklerini anlayabiliyorsunuz ya da anlamaya çalışıyorsunuz olmadı uyduruyorsunuz.


    Aslında bu iyi değil.


    Umarım böyle bir yeteneğe sahip olmazsınız.


    Ömer Seyfettin in "Yüksek Ökçeler"inde anlatmak istediği gibi, hayata biraz sağır olmakta yarar var bence.

    Hani nasıl derler. Bırakın dağınık kalsın?.

    Ek mıdı çalışmalar...

    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    05.08.2017

    averen, EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, Sativus, tezcankoray Şu üyeler, nacib adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Konu nacib tarafından (06 Ağustos 2017 Saat 00:52 ) değiştirilmiştir.

  4. #284
    Alıntı nacib Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Forum Kafeteryası Öyküleri...

    Bu aralar Galata Kulesi ne doğru inen bayırdaki, hani kapısında kocaman bir anahtar deliği olan eski bizans binasının en üst

    katında keşfettiğim yeni rock kafeye neredeyse üç hafta sonudur gidiyorum.

    Henüz kimse ile yüz göz olamadık.

    Bana hala şüphe ile yaklaşıyorlar. Aralarında konuşurlarken duydum.

    Saçında kırmızılı mavili bukleleri olan barmen kız, "Tanıyor musun bu yeni tipi" dedi garson arkadaşına.

    Garson İbrahim temizlediği masayı iş olsun diye bir daha temizlerken, "Yok ya dedi "Besbelli referansları güçlü ki dayının, girebilmiş içeri.


    Ses tonlarından hemen hissettim. Aslında kız beni bahane edip oğlana asılıyor ama çocuğun aklı başka yerde.


    Bu arada hemen hissettim derken...

    Benim gibi müzik armoni melodik vs. sesler ve frekanslarla gün ve geceler boyu uğraşan biriyseniz.

    Doğal olarak bu bir şekilde günlük yaşamınıza da yansıyor tabi.

    İnsanların ses tonlarından aslında ne demek istediklerini anlayabiliyorsunuz ya da anlamaya çalışıyorsunuz olmadı uyduruyorsunuz.


    Aslında bu iyi değil.


    Umarım böyle bir yeteneğe sahip olmazsınız.


    Ömer Seyfettin in "Yüksek Ökçeler"inde anlatmak istediği gibi, hayata biraz sağır olmakta yarar var bence.

    Hani nasıl derler. Bırakın dağınık kalsın?.

    Ek mıdı çalışmalar...

    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    05.08.2017
    Abicim bi kere o yola girdiğin zaman dönüşü çok zor oluyor. Doğru dürüst şarkı dinleyemediğimi farkettiğim çok zaman oluyor.

    Kimi zaman "vay be adam intro'yu ne güzel sonlandırıp, parçaya yumuşacık giriyor" diye aranjeye bakıyorum.
    Kimi zaman "hmm ya keşke burada bir saksafon solo olsaydı, tadından yenmezdi" diyerek enstrüman trafiğine takılıyorum.
    Kimi zaman " adam ne söz yazmış arkadaş, iç dünyasında neler yaşıyor acaba bunları yazarken/söylerken" diyorum.

    Senin "bonus" olarak eklediğin midi çalışmanda da, armonik olarak eşlik eden enstrümanlara takıldım kaldım, ana melodinin nasıl ilerlediğini zaten biliyorum da, acaba Sabri abim yine neler yapmış, buradan neler kaparım" diye alt melodileri takip ediyorum mesela.

    Yani maalesef ben öyle "bırakayım dağınık kalsın" yapamıyorum.

    Geçenlerde tatilde iken akşam yemeğinde küçük bir grup çalıyordu. Keman, Ud, kanun, darbuka dörtlüsü... Hemen önlerindeki masadayım ben de...
    Yüzümü masaya çevirdim ki adamları izleyip müziği kaçırmayayım diye...
    ilk şarkı bitti: "Keşke Ud'u güzel bi akort etselermiş önce" dedim.
    İkinci şarkının yarısında "vokallere o kadar zamansız giriyorlar ki, ya çalışmamışlar ya da amatörler" dedim.
    Üçünçü şarkının ortasına daha gelmemişlerdi ki, Udi yine sallamasyon birkaç notaya basıp kulağımı tırmaladı. Kafamı kaldırıp bir bakış attım, adam tedirgin oldu resmen. "Eyvah, yakalandık" der gibisinden bana baktı.
    Sonraki performanslarda da şöyle düşündüm: "Acaba canlı performanslarda kendilerini fazla yormamak için mi böyle şarkıların köşelerinden kesiyorlar hep?" Ya fazlaca hızlı söyleyip, nağmeleri atlıyorlardı, ya da parçanın özellikle bilinen kısımlarında şova kaçıyorlardı.

    Uzun lafın kısası; bu feci bir hastalık bence kurtulmak lazım. Ama en başta dediğim gibi, bi kere bulaştın mı zor gibi sanki

    Saygılar,
    Tezcan

    EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, nacib Şu üyeler, tezcankoray adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Cubase Elements 8 | Focusrite 2i2 | Yamaha MOX6 | Rode NT1-A, Sennheiser e835 | ATH-M50x

    Souncloud: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    YouTube: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Instagram: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  5. #285
    İnternetim bitmişti uzun zamandır ( yada bana çok uzun geldi ) foruma giremiyordum ilk okuduğum mesaj burası oldu.

    Nacib abi de Tezcan hocam da dile getirdiklerinde haklı maalesef çoğu zaman dinlediğinden tad alamıyor insan.

    Öykü ve kurgu yine yoruma ihtiyaç duymuyor zaten, her zamanki Nacib abi mükemmelliği.

    HUAWEI CAN-L01 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

    nacib Şu üyeler, EsbaB adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Dell Latitude (i7 2720QM 2.20 CPU + 10 Gb Ram + W10 64bit + 240 Gb SDD / 320 GB 7200 Rpm HDD )
    MOTU UltraLite MK3 Hybrid + Jz J1 + Cubase Elements 9 Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    ...----Herşeyin bir Sebebi Var----...

  6. #286
    Forum Kafeteryası öyküleri..

    Şiir Müzikleme...


    şiir nasıl müziklenir...


    Şiir öyle kolay müziklenmez.


    Önce bir bakarsın şiire müziklenmeye uygun mu diye..

    Şiir de sana bakar, hissedersin.

    Şiir derki "git işine kardeş ben memnunum halimden

    oramı buramı kesip biçme sakın."


    İştir, ucunda para vardır. Mecbursundur; "Pardon yani" der alırsın sazını eline, mırıldanırsın.

    Olmadı baştan... Şu sözcüğü atsak ya da şunu tekrarlasak mı? diye geçer içinden.


    "Beni çekiştirip durma lan!" diye bağırır şiir, kurcalama oramı buramı...

    Çalacaksan yazıldığım gibi çal, olmuyorsa çek git, başkası gelsin.


    derken son mısrayı da kesersin. Bir yandan da vicdanın sızlar.


    Şiirin bir yerinden bir nakarat uydurursun mesela...

    şiir sana küser ama patron memnun kalır.

    koyarsın parayı cebine doğru adilin meyhanesine gidersin.

    Bir şiir daha katledilmiştir ya o gün, üstüne iki bira iyi gelir diye.

    İsmail sana bakar sen İsmail e...

    "Bu şiirin kendi müziği vardı zaten niye müzikledin ki abi" der İsmail.

    ..............

    Hayır şiir müziklemeye karşı değilim yanlış anlaşılmasın.

    Derdim bu iş icabı yapılmasın.

    Öncelikle şiir müziklenmekten memnun kalmalı ve de şair mutlu olmalı

    sonra siz...

    Patronu boş ver.

    Sevgiler... 02.09.2017


    YOL

    bir gün bile uzak olma gün uzun
    gün uzun anlatamayacağım kadar
    trenler bir yerlerde uyuduğunda
    insanlar garlarda nasıl beklerse, öyle beklerim seni

    bir saat bile gitme gidersen uykusuzluk
    damla damla birikir o saatte
    ve bir evi arayan bütün duman
    yitik yüreğimi öldürmeye gelir belki de

    kırılmasın kumun üstünde görüntün
    göz kapakların bensiz uçmasın
    bir dakika bile gitme sevdiğim

    bir an
    bile uzaklaşsan
    dünyayı dolaşırım yalvarmak için sana
    ya dön ya da bırak öleyim diye

    Pablo Neruda

    EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, Tanerongunyzb, tezcankoray Şu üyeler, nacib adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Konu nacib tarafından (03 Eylül 2017 Saat 00:41 ) değiştirilmiştir.

  7. #287
    Uzun zamandır yazsam mı yazmasam mı diyorum,

    Tv izlerken reklam çıktığında direk aklına @Sadece Üyeler Linkleri Görebilir... abi gelen bir tek ben miyim acaba?

    Hem müzik kompozisyonu hemde senaryo metni alanında.

    Hemde istisnasız her seferinde.

    HUAWEI CAN-L01 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

    Dell Latitude (i7 2720QM 2.20 CPU + 10 Gb Ram + W10 64bit + 240 Gb SDD / 320 GB 7200 Rpm HDD )
    MOTU UltraLite MK3 Hybrid + Jz J1 + Cubase Elements 9 Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    ...----Herşeyin bir Sebebi Var----...

  8. #288
    Alıntı EsbaB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Uzun zamandır yazsam mı yazmasam mı diyorum,

    Tv izlerken reklam çıktığında direk aklına @Sadece Üyeler Linkleri Görebilir... abi gelen bir tek ben miyim acaba?

    Hem müzik kompozisyonu hemde senaryo metni alanında.

    Hemde istisnasız her seferinde.

    HUAWEI CAN-L01 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


    Teşekkür ederim...


  9. #289
    Cumartesi Öyküleri...

    Forum kafeteryası...

    İş dönüşü "Baksana hala kapanmamış abi bir uğrasak mı" dedi İsmail.

    "Uğramayalı çok oldu, tanımazlar zaten bizi boş ver studyoya gidelim yapılacak işler var" dedim.


    Neyse biraz yağmurdan biraz İsmail in beleş bira ihtiyacından

    ötürü daldık içeri. İki açık bira, az peynir, yüz gram da

    sanal rakı söyledik. Müzeyyen Senar bir taş plakta hala

    söylüyordu. Sevindim.

    İlk takıldığımız forum günlerimiz geldi aklımıza.


    "İyiki geldik yahu İsmail" dedim.

    "İyiki geldik dimi abi" dedi. Gülümsedi...


    Velhasıl mutlu olduk yani....

    Sizede mutlu günler diliyoruz...

    İyi ki gelmişiz...22.09.2017

    EsbaB, Mehmet Uzunosmanoğlu, tezcankoray Şu üyeler, nacib adlı üyemize bu mesajı için teşekkür ettiler:
    Konu nacib tarafından (22 Eylül 2017 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir.

  10. #290
    Alıntı nacib Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cumartesi Öyküleri...

    Forum kafeteryası...

    İş dönüşü "Baksana hala kapanmamış abi bir uğrasak mı" dedi İsmail.

    "Uğramayalı çok oldu, tanımazlar zaten bizi boş ver studyoya gidelim yapılacak işler var" dedim.


    Neyse biraz yağmurdan biraz İsmail in beleş bira ihtiyacından

    ötürü daldık içeri. İki açık bira, az peynir, yüz gram da

    sanal rakı söyledik. Müzeyyen Senar bir taş plakta hala

    söylüyordu. Sevindim.

    İlk takıldığımız forum günlerimiz geldi aklımıza.


    "İyiki geldik yahu İsmail" dedim.

    "İyiki geldik dimi abi" dedi. Gülümsedi...


    Velhasıl mutlu olduk yani....

    Sizede mutlu günler diliyoruz...

    İyi ki gelmişiz...22.09.2017
    İyiki geldiniz abi.
    İyiki varsınız.

    HUAWEI CAN-L01 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

    Dell Latitude (i7 2720QM 2.20 CPU + 10 Gb Ram + W10 64bit + 240 Gb SDD / 320 GB 7200 Rpm HDD )
    MOTU UltraLite MK3 Hybrid + Jz J1 + Cubase Elements 9 Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    ...----Herşeyin bir Sebebi Var----...

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:26.
Powered by vBulletin® Versiyon 4.2.5
Copyright © 2018 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
Webmaster Düzenleme Can KIRCA
© 2010-2017 MüzikTeknolojileri.net ®
vBulletin like sistemi:eTiKeT™